
Ekmek
kuyruğunda, sıra karıştı,
Herkes
benden önce, aldı be hafız.
Aşk meşk
işlerine, para karıştı,
O işler
kenarda , kaldı be hafız
Bilirsin
burada, iklim kuraktı,
Kuş uçmaz,
yol geçmez, şehir ıraktı,
Maraz sanki
bende, saç mı bıraktı?
Seneler
eliyle, yoldu be hafız.
Çokbilmiş
dediler, bilgisizlikten,
Kurudu bostanlar, gölgesizlikten,
Susuzluktan
değil , ilgisizlikten,
En sevdiğim
güller, soldu be hafız.
Dinle
anlatayım, haberler burda,
Koyunu
kuzuyu, kaptırdık kurda,
Daha anlatacak,
çok şeyler varda,
Laf çoktan
yarıyı, buldu be hafız.
Zahir ömür
geçti, gün bata bata,
Binip te
gidemedik, beyaz bir ata,
Nerde yanlış
yaptık, nerde bir hata,
İzzeti
ikramda, boldu be hafız.
Daha bu
dediğim, sözün kabası,
Evlenmezmiş
varken, büyük abası,
Gel iste
değince, kızın babası,
İlk defa şu
yüzüm ,güldü be hafız.
Bilirsin
dillerim, bir seni anar,
Gelmesin
hatıra, yaralar kanar,
İçimdeki
yangın ,kırk yıldır yanar,
Oluştan
akıbet, küldü be hafız.
Havalar bir
soğuk, bir sıcak gibi,
Sokaklar bir
tuhaf, İl bucak gibi
Kemiğe dayanan,
kör bıçak gibi,
Hasretlik
bağrımı, dildi be hafız.
Köpeğim vardı
ya ismi de birsen,
Koşup
gelirdi ya, kız zilli dersen,
Bir tatlı
bir tatlı, aman bir görsen,
O bile
kendini, saldı be hafız.
Çırçır
böceğinden, geçtik maniye,
Dakikadan
taviz, verdik saniye,
Gidemedik,
iki adım, camiye,
Bedenler
nefsine, kuldu be hafız.
Kahıroğlan
senden, umudu kesti,
Bir mektup
yolladım, aklımız esti,
Geçen karşı
komşu, kızını kesti,
İnsanlık
böylece, öldü be hafız.