Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler
(0 oy)

Çoban Hasan

      Dağlara çıkarız bir arkadaş gurubuyla. Kendimizi yormadan. Defalarca veririz mola. Bir cumartesi çıktık yine yola...
      Haydi bakalım hayrola!
      Bu sefer daha yüksek bir dağa çıkmaya çalışıyoruz. Git git bitmiyor. Patikaları takip ediyoruz. Bir düzlüge vardık. Hepimiz soluk soluğaydık. Yayla burası. İleride bir koyun sürüsü , köpekler ve bir çoban. Köpekleri durdurdu Hasan. Sonradan öğrendik çobanın adıydı. Sanki evine vardık. Bize hoşgeldinler, gülücükler, elimize sarılmalar...
       Bu dağlarda gurbet, insana hasret... Çoban Hasan bizi bırakmaz, ekmegini yedirmeden göndermez.
       Bir sofra ki beş yıldız, abartısız. Süper serpme kahvaltı, sönük kalır yanında. Bu dağ başında bu kadar çeşit yiyecek nereden çıktı. Kavurmalar, börekler, çörekler, katmerler, peynirler, yağ, bal...
Bitmedi yaprak- biber dolması, yoğurt, yumurta...hepsi mis gibi taze.
       Çoban Hasan bakarsanız çullar içinde. Ama en temiz kullar içinde. Ve düşündüm şöyle bir ; kim fakir ,kim zengin. Kimse olamaz sen gibi gönlü zengin. Ah Çoban Hasan son örneklerdensin ...
        Aradan yıllar geçse de unutmam artık seni.
Sen gibi olamaz inan, her insan...
Kepeneginde rahat uyu.
        Bize karşılıksız her şeyini döktün ortaya , şehre gelsen biz bir şey vermeyiz sana. Dağlarda kal , bozulma sen Hasan...
       
Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)
  • Yorumlar 12
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Çoban Hasan

maviye-surgun maviye-surgun