Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler
(0 oy)

Yalnız Kurt'un Son Türküsü

Yalnız Kurt'un Son Türküsü



Loş ışıklı bir meyhanede,  

Bir adam kırık bir iskemlede 

Dirsekleri paslı masaya gömülü,  

Şişenin dibinde kaybettiği  

Delikanlılığını ve hür hayallerini arıyor...  


Her gece aynı ritüel:  

"Kurşun namlusu soğur gibi  

Rakının puslu girdabında,  

Sırtından vurulmuş ruhunu  

Kadeh kadeh boğuyor...  

Duvarda sallanan takvim,  

1980'in eylül ayında çivili...  



Dilinde rakının yakan tadı,  

Cebinde solmuş bir not defteri:  

"Bütün borçlarım ödendi" yazılı...  


Son yudumlar camda süzülürken,  

"Sayısını kendisi bile unuttuğu sigarasını" yakıyor;  

Kül tablasındaki izmaritler  

Geçmiş günlerin darağaçları gibi  

Gözlerinin yansımasında sıralanırken...  


Gaz lambasının titrek ışığı  

Sönerken homurdanıyor:  

"Yine mi aynı hikâye, be Reis?"  

Omuz silkiyor:  

"Ne yapayım, kaderim bu..."  


Çatlak dudakları türkülere eşlik ediyor,  

Elleri nasırlı ve titrek 

Parmak uçlarıyla masaya  

Bir çizik daha eklerken,  

"Yarın kesin toparlanacağım!" diyor...  


Sesi radyodaki "Yalnız Kurt" şarkısına karışıyor...  


Duvardaki saatin ritmiyle  

Namlunun soğuk sesine karışan  

Hüzünlü beste çalarken 


Anlıyor yenildiğini:  

"Yalnız ve yaşlı bir kurt oldum ben bu çağda."  

'Artık ne sürüye dönecek hâlim,  

Ne de karda izimi silecek rüzgâr esiyor.'" 

 

Sabah...  

Meyhaneci süpürürken yerleri,  

Buluyor:  

Masanın altında  

Ve şişenin dibinde  

Erimeye yüz tutmuş son mektubu

Tıpkı onun gibi  

Son Kurşun Soğurken...

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)
  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com
Yalnız Kurt'un Son Türküsü

Yalnız Kurt'un Son Türküsü

Mikail Dede Mikail Dede