Deneme / Hayata Dair Denemeler
Eklenme Tarihi : 5.06.2025Bir Taş Adam sendromundan duygusal bir yazı:
Ben ömrümü bir yatak üstünde geçirdim.
Dile kolay… tam 34 yıl.
Gün doğdu, gece oldu, mevsimler değişti.
Çocuklar büyüdü, şehirler değişti, insanlar gitti, hayat aktı.
Ama ben kaldım…
Bir yatakta, dört duvarın içinde ama bin duygunun tam ortasında.
Bu hastalık sadece benim bedenimi değil,
çevremdeki herkesin yüreğini de sınadı.
Eşim…
Geceleri uykusuz, gündüzleri umutlu…
Sabırla her yükümü taşıyan, benimle birlikte yaşayan.
Oğlum…Benimle susan, benimle sabreden bir oğul vardı; Babasına dokunamadan büyüyen, ama sevgisini hiç eksiltmeyen babasına baba olan koca yürekli bir oğul..
Kardeşlerim…Bazen sessizce omzumdaki yükü paylaşan, Bazen kendi hayatlarından çalıp bana umut taşıyan.,
Ve Annem... Benimle birlikte hasta olan bir anne vardı bir zamanlar; Dualarla, gözyaşlarıyla, kış günü kapı kapı dolaşan. Şimdi bir mezar taşında yazılı adı, ama ben her sabah onun sesiyle uyanırım.
Dostlarım…
Kar kış demeden, zaman ve mesafe tanımadan gelenler…
Beni sadece bedenimle değil, yüreğimle gören güzel insanlar…
Benim yüküm ağırdı ama sadece bana ait değildi.
Ve ben, hiçbir zaman benden daha zor durumda olanlar var diye sevinmedim.
Çünkü bu bir yarış değil.
Bu bir imtihan. Ve ben bu imtihanı şikâyetle değil, teslimiyetle taşımayı seçtim.
Acının içinden dua çıkardım, yalnızlığın içinden sabır.
Sustum ama içimde isyan etmedim.
Kırıldım ama Allah’a küsmek ne haddime…
Bu hastalığı bir ceza değil, belki de bir yakınlık vesilesi bildim.
Ben bu zor hayatı tebessümle bitirmek istiyorum.
Çünkü bilirim ki, en güzel karşılık sabrın sonunda gelir.
Gücüm yettiğince yazdım, dua ettim, düşündüm.
Ve hâlâ buradayım.
Hayat devam ediyor…
Ama benim yolum belli: Rabbimin rızası, sabrın hediyesi,
ve sonunda o büyük müjde:
“Şüphesiz Allah, sabredenlere ecirlerini hesapsız olarak verir.”
— Zümer Suresi, 10. Ayet
Ahmet Teker