Virgül,
Noktaya sürüklenirken,
Güneş aşkıyla vuruyordu.
Yağmur inmiyordu;
Fin hamamı gibi
Gönül terliyordu.

Bilge yol, dikenlerini ekerken,
Şeytan boş durmuyordu.
Bir adım umut,
Bin tuzak doluydu.

Bukalemun yüzler,
Altına saldırırken,
Gölgeleri
Bakır sanıyordu.

Bilmiyorlardı ki
Güneş balçık tutmaz.
Çölde kürek çekenlerin
Omzuna
Azra’nın taşı değiyordu.
Canlarından olsalar da
Bırakmıyorlardı.

Aşkın dili,
Sükûtla yol alırken
Dikenini biçiyordu.
Haksızlık giydirilen beden
Hesap soruyordu.

Şeytanın yüzü soğuktu,
Ama aşk
Bedenine girip vuruyordu
ve İblis
Eriyordu.

Sır açan kapı görünürken,
Çamurdan buzlar
Kayboluyordu.
Şeytan, kendini eşerken
Bilmiyordu,
Gülüyordu.

Aşk, Kemal’e erince,
Sırlar
Bitiyordu.
Ve güneş
Kapıdan
Doğuyordu.

( Güneş Kapıdan Doğarken başlıklı yazı Mehmet Tevfik ELTAS tarafından 17.06.2025 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.
 

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu