Yemeyip yediren, içiren sevda
Yürek
sofrasında aş misalidir
Sıladan
gurbete göçüren sevda
Gönül
göklerinde kuş misalidir
Ferhat'a
dağları kazdıran sevda
Veysel'e
şiirler yazdıran sevda
Karacaoğlan'ı
azdıran sevda
Pamuğa
dönüşen taş misalidir
Dağ
bayır demeyip gezdiren sevda!
Hallac'ın
tenini yüzdüren sevda
İnsanı
canından bezdiren sevda!
Kirpikte
biriken yaş misalidir
Karakıştan
geçiş, bir yazdır sevda
Vuslatı
gözleyen bir hazdır sevda
Yürekten
yakarış, niyazdır sevda
Kirpikle
söyleşen kaş misalidir
Gönlü
baştan başa kuşatan sevda
Yarını
bugünden yaşatan sevda
Tasalı
kalpleri hoş eden sevda
Gönül
ülkesinde baş misalidir
Bir
güldürüp bin kez ağlatan sevda
Gönlü
vefasıza bağlatan sevda
Hicran
ateşinde dağlatan sevda
Çok
kere geçimsiz eş misalidir
Ayağını
kesip uçuran sevda
Ateş
denizinden geçiren sevda
Sevenin
aklını kaçıran sevda
Meyhanede
sızan keş misalidir
Taş
taşımak gibi ağır iş sevda
Bazen
hakikattir bazen düş sevda
Çekilmesi
müşkül çürük diş sevda
Ağrıları
tutan diş misalidir
Bir
kızıl elmadır, murattır sevda
Hicran
ateşinde sırattır sevda
Geçebilenlere
berattır sevda
Yirmi
dört saatlik iş misalidir
Sığlığın
içinde derinlik sevda
Çocukluktan
çıkış, erinlik sevda
Çöl
sıcaklarında serinlik sevda
Temmuzda
aldığın duş misalidir
Kays'ı
Mecnûn eden, kör eden sevda
Hasretle
sınayıp kor eden sevda
Yokluktan
geçirip var eden sevda
Geceyi
gün eden düş misalidir
M. NİHAT MALKOÇ