Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler
(0 oy)

Vakıf Sosyal Guruplar Aileler Giriş

VAKIF, SOSYAL GURUPLAR, AİLELER

 

İslami devletler tarihini incelediğimiz zaman bazı kişi ve gurupların tarihin seyrini değiştirdiklerini görebiliyoruz. İslam devlet geleneğinin kurucusu elbetteki Peygamberimiz (sav) olmakla birlikte Hulefa-i Raşid’in (ra) katkıları inkar edilemez. Ebu Müslim Horasani Emeviler devletinin yıkılışında kilit roldeydi. Tarık b.Ziyad, Selahaddin Eyyübi, Ehl-i Sünnet inancını günümüze taşıyan, fetvalarıyla Kıyamet’e kadar Ümmet-i Muhammed’e senet olan mezhep imamları, Ahmed Yesevi benzeri binlerce vakıf insan. İslam tarihinin başlangıcından itibaren varlıklarını ümmetin menfaati için bila bedel vakfeden milyonlarca vakıf insanı tek tek anlatamayacağımız muhakkaktır.

Acizane, elimizden gelen, vakıf insanları-Peygamberimiz (sav) , Hulefa-i Raşidin (ra) ve altı mezhep imamı dışındaki vakıf insanları- guruplara ayırarak bilgi vermeye çalışmak.

Çalışmamızın bu bölümünde formatımıza uygun olarak vakıf kişiliklerini gelenek haline getirerek hem dualara hem de tarihe mal olmuş gurupları ve aileleri anlatmaya çalışacağız. Bu gurupları ve aileleri bir nebze olsun anlatmaya başlamadan önce birkaç kelam etmek isterim.

            İslam devletleri tarihini incelediğimiz zaman kişisel özellikleriyle öne çıkan çok sayıda vakıf insan görmekteyiz. Yine kişisel özellikleriyle ortaya çıkan ve ardından gelen evlatlarına aktardıkları gelenekle ailelerini tarihe mal eden insanlar azımsanmayacak kadar çok.

            Aslında vakıf aileler derken Orta Çağ’da hüküm sürmüş bütün İslam devletlerinin kurucularının aile olduklarını biliyoruz. Zaten bu devlet ve beylikler aile, memleket veya kurucularının adına nisbeten isimlendiriyorlar.  

Bu bölümde aileden kastettiklerimiz bir devlete bağlı olarak hüküm süren ve vakıf kişilikleriyle tarihe geçmiş aileler. Çeşitli zaman aralıklarında Anadolu’da hüküm süren beylikler bağımsız devlet olmadıkları ama sikke vb. alametlerle yarı bağımsız oldukları için aile olarak değerlendirmedik. Bizim aile olarak değerlendirdiklerimiz-mesela Osmanlı döneminde- bazı konularda bağımsız olsalar da devlete bağlı olan, servetleriyle vakıf geleneğini oluşturan aileler.   

İncelemeye çalışacağımız sosyal guruplar arasında ilk sırayı Ahilere verdik. Ahiler esas itibarıyla bir esnaf teşekkülü. Kuruluş ve faaliyetlerinde tasavvufi neşve bulunan Ahi teşkilatı ticaret ahlakını Anadolu’da hakim kılmaları, ayende ve ravendeye karşılıksız verdikleri hizmetlerle mutlaka incelenmesi ve hatta günümüzde de öğretilerinden faydalanılması gereken bir sosyal gurup.

İncelemeye çalıştığımız bir diğer gurup Osmanlı esnaf ve tücarları. Toplumlarda ticaret erbabının-üretim ve satış- katkı ve etkilerini kimse inkar edemez. Devletler her zaman ticaret erbabını desteklediler. Çünkü ticaretin bitmesi ekonominin bitmesi anlamına gelir ki bu devletlerin sonunu getirir. İslam tarihindeki isyanların çoğunda iktidar ve ekonomi doğrudan değilse bile dolaylı olarak her zaman birinci etkendi. Babailer ve Şeyh Bedrettin isyanlarının temelinde fakirlik vardı. Yine İslam tarihini incelediğimizde vakıfların istikrar ve refahla doğru orantılı olduğunu görebiliyoruz. Burada belirtmemiz gereken bir husus; İnsan fıtrat olarak servet kazanmaya hırslıdır. İnsandaki bu hırs kontrol edilemezse günümüzde olduğu gibi tüm insanlık zarar görür. Kalbini para kazanma hırsı kaplayan insan çevresine, toplumuna ve insanlığa verdiği/vereceği zararın farkına bile varmaz. Tasavvufi neşveyi içinde barındıran ahiler ve esnaf-tüccarlar, İslam devletlerinde ticaret ahlakını ortaya koyarak vakıf geleneği oluşturdular. İslam kültürü para kazanma hırsını kontrol etmeyi başarmıştır.

Çalışmamızda bahsedeceğimiz bir diğer sosyal gurup Abdalan-ı Rum olacak. Çalışmamızın başka bir bölümünde Tasavvuf konusunu ayrıntılı olarak inceleyeceğimiz için Sayın Vedat Turgut’un çalışmalarından Abdalan-ı Rum evkafını listelemekle yetineceğiz.

İncelediğimiz aileler içinde yönetici aileleri kemiyyet değil ama keyfiyet olarak önemli yer tutuyor. Her konuda olduğu gibi vakıf konusunda da sayısal çokluk değil nitelik önemli elbette. Vakıf yönetici (vezir)ailelerin sayısı o kadar çok olmasa da vakıf kişilikleriyle ve faaliyetleriyle tarihe mal oldukları yadsınamaz bir gerçek. Görev yaptıkları dönemde devletin güç ve servet olarak devletlerin ikinci-bazen tek-adam olma özelliklerinden dolayı sultan vakıflarından sonra en büyük vakıflar vezirlere ait-bilhassa Osmanlı döneminde-. Servet ve güçleriyle devletleri yönlendiren vezirler hem kendi zamanlarını hem de sonraki zamanları etkilemiş insanlar/aileler.

Mesela Çandarlı vezir ailesi Osmanlı’nın devletleşmesinde büyük katkılara sahip bir ulema ailesi. Nizamülmülk hem Selçuklu devletinin zamanının süper gücü olmasında etkili hem kurduğu medreselerle Ehl-i Sünnet inancını koruyan hem de yazdığı Siyasetname ile sonraki yöneticilere rehberlik eden bir insan.

Sokollu ve Köprülü aileleri ise devletin zor zamanlarında yaptıklarıyla unutulmazlar listesine girmeyi hak etmiş insanlar. Bu aileleri unutulmaz kılan elbette ki siyasi veya askeri faaliyetleri değil. Bu aileler aynı zamanda İslam kültürünün emsalsiz göstergeleri.

İslam kültürü diyoruz çünkü haklarında çalışma yapılan, Bermekiler, Sokollu ve Köprülü aileleri ilk nesilleri Müslüman olmayan yani mühtedi insanlar. Küçük yaşlarda sağlam bir alt yapıyla verilen İslami eğitimin insanları nasıl değiştireceğinin de kanıtları.

            Yönetici seçiminde kendileri de bir aile olan ve aile geleneğine önem veren hanedanların belki de yaşadıkları travmalar sebebiyle bir yönden de aileleri engellediği söylenebilir. Belli bir güce ulaşan ailelerin bağımsızlık sevdası ve isyanlarla dolu bir tarih her hanedanı ürkütmüştür. Belki bu yüzden gerek Selçuklu gerekse Osmanlı iskan strateji göçebe Türk kabilelerini dağınık iskan etme ve sermayenin belirli kişilerde toplanmasını engellemeye çalışmak olmuş. İslam tarihinin en uzun soluklu vezir ailesi olan Çandarlı ailesi yetki, sorumluluk ve servetleriyle oluşturdukları nüfuzlarını Osmanlı hanedanına her zaman hissettirdiler. Nihayetinde parlayan yıldızlarını kendileri söndürdüler. Bermekiler için de benzer şeyler söylenebilir.   

            İncelediğimiz bir diğer aile ise akıncı aileleri. Cumhuriyet nesilleri olarak algımızda savaşçılıklarıyla yerleşen akıncılar, vakıf kelimesinin her anlamını tam olarak karşılayan insanlar. Canlarını, mallarını, evlatlarını vakfeden aynı zamanda en çok speküle edilen insanlar. Haklarında ayrıntılı bilgi sahibi olamadığımız akıncı aileleri fiili olarak 250 yıl boyunca Osmanlı devletinin sınır güvenliğini ve istihbarat hizmetlerini devlet katkısı olmadan sağladıkları gibi servetleriyle kurdukları vakıf eserlerle isimlerini altın harflerle tarihe yazdıran insanlar. 

İncelenen aileler arasında ayan aileleri ve vakıf geleneği olan başka aileler de bulunuyor.

            Çalışmamızda incelenen aile ve gurupların örnekleme olduğu unutulmamalıdır. Vakıf insanları çalışmamızdakilerle sınırlandırmak mantıksızlık olur. Anlattıklarımızın muğlak kalmaması için haklarında akademik çalışma yapılan insanları anlatmak durumundayız ancak bu insanlar hakkında yazılan her şeyi kabul etmek zorunda değiliz. Rahatlıkla iddia edebiliriz ki, bu çalışma buz dağının görünen kısmıdır. İslam medeniyetinde vakıf aile ve sosyal guruplar sayılamayacak kadar çoktur. Ancak haklarında çalışma yapılmış aile ve gurupları incelemek durumunda olduğumuz için elimizdekilerle yetinmek durumundayız. Konumuza geçmeden bu çalışmanın her hangi bir iddiasının olmadığını amacımızın 15 asırlık İslam medeniyetini Vakıf imparatorluğuna dönüştüren insanları bir nebze olsun anlatmak olduğunu hatırlatmak isterim. Keyif almanız umuduyla sizleri çalışmamızla başbaşa bırakıyorum.       

 

 

 

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)
  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Vakıf Sosyal Guruplar Aileler Giriş

Mustafa ESER Mustafa ESER