Vakıf Sosyal Guruplar Aileler Giriş
VAKIF, SOSYAL GURUPLAR,
AİLELER
İslami devletler tarihini
incelediğimiz zaman bazı kişi ve gurupların tarihin seyrini değiştirdiklerini
görebiliyoruz. İslam devlet geleneğinin kurucusu elbetteki Peygamberimiz (sav)
olmakla birlikte Hulefa-i Raşid’in (ra) katkıları inkar edilemez. Ebu Müslim
Horasani Emeviler devletinin yıkılışında kilit roldeydi. Tarık b.Ziyad,
Selahaddin Eyyübi, Ehl-i Sünnet inancını günümüze taşıyan, fetvalarıyla
Kıyamet’e kadar Ümmet-i Muhammed’e senet olan mezhep imamları, Ahmed Yesevi
benzeri binlerce vakıf insan. İslam tarihinin başlangıcından itibaren
varlıklarını ümmetin menfaati için bila bedel vakfeden milyonlarca vakıf insanı
tek tek anlatamayacağımız muhakkaktır.
Acizane, elimizden gelen,
vakıf insanları-Peygamberimiz (sav) , Hulefa-i Raşidin (ra) ve altı mezhep
imamı dışındaki vakıf insanları- guruplara ayırarak bilgi vermeye çalışmak.
Çalışmamızın bu bölümünde
formatımıza uygun olarak vakıf kişiliklerini gelenek haline getirerek hem
dualara hem de tarihe mal olmuş gurupları ve aileleri anlatmaya çalışacağız. Bu
gurupları ve aileleri bir nebze olsun anlatmaya başlamadan önce birkaç kelam
etmek isterim.
İslam
devletleri tarihini incelediğimiz zaman kişisel özellikleriyle öne çıkan çok
sayıda vakıf insan görmekteyiz. Yine kişisel özellikleriyle ortaya çıkan ve
ardından gelen evlatlarına aktardıkları gelenekle ailelerini tarihe mal eden
insanlar azımsanmayacak kadar çok.
Aslında
vakıf aileler derken Orta Çağ’da hüküm sürmüş bütün İslam devletlerinin
kurucularının aile olduklarını biliyoruz. Zaten bu devlet ve beylikler aile, memleket
veya kurucularının adına nisbeten isimlendiriyorlar.
Bu bölümde aileden
kastettiklerimiz bir devlete bağlı olarak hüküm süren ve vakıf kişilikleriyle
tarihe geçmiş aileler. Çeşitli zaman aralıklarında Anadolu’da hüküm süren
beylikler bağımsız devlet olmadıkları ama sikke vb. alametlerle yarı bağımsız
oldukları için aile olarak değerlendirmedik. Bizim aile olarak
değerlendirdiklerimiz-mesela Osmanlı döneminde- bazı konularda bağımsız olsalar
da devlete bağlı olan, servetleriyle vakıf geleneğini oluşturan aileler.
İncelemeye çalışacağımız
sosyal guruplar arasında ilk sırayı Ahilere verdik. Ahiler esas itibarıyla bir
esnaf teşekkülü. Kuruluş ve faaliyetlerinde tasavvufi neşve bulunan Ahi
teşkilatı ticaret ahlakını Anadolu’da hakim kılmaları, ayende ve ravendeye
karşılıksız verdikleri hizmetlerle mutlaka incelenmesi ve hatta günümüzde de öğretilerinden
faydalanılması gereken bir sosyal gurup.
İncelemeye çalıştığımız bir
diğer gurup Osmanlı esnaf ve tücarları. Toplumlarda ticaret erbabının-üretim ve
satış- katkı ve etkilerini kimse inkar edemez. Devletler her zaman ticaret
erbabını desteklediler. Çünkü ticaretin bitmesi ekonominin bitmesi anlamına
gelir ki bu devletlerin sonunu getirir. İslam tarihindeki isyanların çoğunda
iktidar ve ekonomi doğrudan değilse bile dolaylı olarak her zaman birinci
etkendi. Babailer ve Şeyh Bedrettin isyanlarının temelinde fakirlik vardı. Yine
İslam tarihini incelediğimizde vakıfların istikrar ve refahla doğru orantılı
olduğunu görebiliyoruz. Burada belirtmemiz gereken bir husus; İnsan fıtrat
olarak servet kazanmaya hırslıdır. İnsandaki bu hırs kontrol edilemezse
günümüzde olduğu gibi tüm insanlık zarar görür. Kalbini para kazanma hırsı
kaplayan insan çevresine, toplumuna ve insanlığa verdiği/vereceği zararın
farkına bile varmaz. Tasavvufi neşveyi içinde barındıran ahiler ve esnaf-tüccarlar,
İslam devletlerinde ticaret ahlakını ortaya koyarak vakıf geleneği
oluşturdular. İslam kültürü para kazanma hırsını kontrol etmeyi başarmıştır.
Çalışmamızda bahsedeceğimiz
bir diğer sosyal gurup Abdalan-ı Rum olacak. Çalışmamızın başka bir bölümünde
Tasavvuf konusunu ayrıntılı olarak inceleyeceğimiz için Sayın Vedat Turgut’un
çalışmalarından Abdalan-ı Rum evkafını listelemekle yetineceğiz.
İncelediğimiz aileler
içinde yönetici aileleri kemiyyet değil ama keyfiyet olarak önemli yer tutuyor.
Her konuda olduğu gibi vakıf konusunda da sayısal çokluk değil nitelik önemli
elbette. Vakıf yönetici (vezir)ailelerin sayısı o kadar çok olmasa da vakıf
kişilikleriyle ve faaliyetleriyle tarihe mal oldukları yadsınamaz bir gerçek. Görev
yaptıkları dönemde devletin güç ve servet olarak devletlerin ikinci-bazen
tek-adam olma özelliklerinden dolayı sultan vakıflarından sonra en büyük
vakıflar vezirlere ait-bilhassa Osmanlı döneminde-. Servet ve güçleriyle
devletleri yönlendiren vezirler hem kendi zamanlarını hem de sonraki zamanları
etkilemiş insanlar/aileler.
Mesela Çandarlı vezir
ailesi Osmanlı’nın devletleşmesinde büyük katkılara sahip bir ulema ailesi. Nizamülmülk
hem Selçuklu devletinin zamanının süper gücü olmasında etkili hem kurduğu
medreselerle Ehl-i Sünnet inancını koruyan hem de yazdığı Siyasetname ile
sonraki yöneticilere rehberlik eden bir insan.
Sokollu ve Köprülü aileleri
ise devletin zor zamanlarında yaptıklarıyla unutulmazlar listesine girmeyi hak
etmiş insanlar. Bu aileleri unutulmaz kılan elbette ki siyasi veya askeri
faaliyetleri değil. Bu aileler aynı zamanda İslam kültürünün emsalsiz
göstergeleri.
İslam kültürü diyoruz çünkü
haklarında çalışma yapılan, Bermekiler, Sokollu ve Köprülü aileleri ilk
nesilleri Müslüman olmayan yani mühtedi insanlar. Küçük yaşlarda sağlam bir alt
yapıyla verilen İslami eğitimin insanları nasıl değiştireceğinin de kanıtları.
Yönetici
seçiminde kendileri de bir aile olan ve aile geleneğine önem veren hanedanların
belki de yaşadıkları travmalar sebebiyle bir yönden de aileleri engellediği
söylenebilir. Belli bir güce ulaşan ailelerin bağımsızlık sevdası ve isyanlarla
dolu bir tarih her hanedanı ürkütmüştür. Belki bu yüzden gerek Selçuklu gerekse
Osmanlı iskan strateji göçebe Türk kabilelerini dağınık iskan etme ve
sermayenin belirli kişilerde toplanmasını engellemeye çalışmak olmuş. İslam
tarihinin en uzun soluklu vezir ailesi olan Çandarlı ailesi yetki, sorumluluk
ve servetleriyle oluşturdukları nüfuzlarını Osmanlı hanedanına her zaman
hissettirdiler. Nihayetinde parlayan yıldızlarını kendileri söndürdüler.
Bermekiler için de benzer şeyler söylenebilir.
İncelediğimiz
bir diğer aile ise akıncı aileleri. Cumhuriyet nesilleri olarak algımızda
savaşçılıklarıyla yerleşen akıncılar, vakıf kelimesinin her anlamını tam olarak
karşılayan insanlar. Canlarını, mallarını, evlatlarını vakfeden aynı zamanda en
çok speküle edilen insanlar. Haklarında ayrıntılı bilgi sahibi olamadığımız
akıncı aileleri fiili olarak 250 yıl boyunca Osmanlı devletinin sınır
güvenliğini ve istihbarat hizmetlerini devlet katkısı olmadan sağladıkları gibi
servetleriyle kurdukları vakıf eserlerle isimlerini altın harflerle tarihe
yazdıran insanlar.
İncelenen aileler arasında
ayan aileleri ve vakıf geleneği olan başka aileler de bulunuyor.
Çalışmamızda
incelenen aile ve gurupların örnekleme olduğu unutulmamalıdır. Vakıf insanları
çalışmamızdakilerle sınırlandırmak mantıksızlık olur. Anlattıklarımızın muğlak
kalmaması için haklarında akademik çalışma yapılan insanları anlatmak
durumundayız ancak bu insanlar hakkında yazılan her şeyi kabul etmek zorunda
değiliz. Rahatlıkla iddia edebiliriz ki, bu çalışma buz dağının görünen
kısmıdır. İslam medeniyetinde vakıf aile ve sosyal guruplar sayılamayacak kadar
çoktur. Ancak haklarında çalışma yapılmış aile ve gurupları incelemek durumunda
olduğumuz için elimizdekilerle yetinmek durumundayız. Konumuza geçmeden bu
çalışmanın her hangi bir iddiasının olmadığını amacımızın 15 asırlık İslam
medeniyetini Vakıf imparatorluğuna dönüştüren insanları bir nebze olsun
anlatmak olduğunu hatırlatmak isterim. Keyif almanız umuduyla sizleri çalışmamızla
başbaşa bırakıyorum.
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.