Onları görünce ne diyeceğimi bilemiyorum; onlar hakkında ne yazacağımı da. Kınamıyorum, kızmıyorum, kıskanmıyorum ve artık yadırgamıyorum da.

Karı-koca meslek edinmiş gibiler,ne zaman görsem ellerinde bir valiz, zincir marketlerin önündeki çöpleri karıştırıyorlar. Gece-gündüz fark etmiyor. Çürük meyve ve sebzeleri ayıklarken görseniz, içiniz parçalanır; tüm servetinizi veresiniz gelir. Hele bir de yağmur altında ıslanarak yapıyorlarsa bu işi, daha da ağır gelir size.

Böyle bir sahneyi gören bir gazeteci olsa, eminim fotoğraflarını çeker ve köşesine kocaman bir başlık atardı:
“Çöpten tencereye, geçinemeyen hayatlar…”
Sonra da aslı astarı araştırılmadan halkın diline düşerlerdi:
“Bu devirde böyle manzaralar mı olurmuş?”
Yöneticilere ateş püskürenler çıkar, kimisi bu işin siyasetini yapardı, kimisi de edebiyatını.

 İşin gerçeği tam olarak nedir  bilinmez- hobi mi, alışkanlık mı-yoksa gerçekten mecburiyet mi? Her sakallıya dede denmeyeceği gibi, her çöp karıştıranı da yoksul sanmayın.
( Çöpten Tencereye başlıklı yazı berberce tarafından 10.09.2025 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.
 

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu