Şükür Namazı
İş yerinde papağan gibi olacaksın:
“Nasılsın?”
“Nasıl gidiyor?”
“Hayırlı işler, hayırlı günler.”
“Kolay gelsin.”
“Allah güç, kuvvet versin.”
“Bereketli olsun.”
“Sağlıcakla, selametle.”
İş arkadaşlarınızla, adı üzerinde, işten başka hiçbir şey konuşmayacaksınız. Ancak bu, söylendiği gibi kolay olmuyor. Aynı mekânı paylaşmaktan dolayı ister istemez zamanla samimi bir ortam doğuyor. Bazen patronu, bazen şefleri, bazen müdürleri, bazen ustaları eleştirdiğimiz gibi, bazen aile sorunlarımızı anlatıyoruz birbirimize. İnsan, doğası gereği konuşan bir varlıktır ki konuşmak hem ihtiyaçtır hem de ilaç. İnsana verilebilecek en ağır ceza, konuşma yasağıdır.
İşletmemizde haftaya işten ayrılacak olan bir bayan arkadaşımız var, kendi isteğiyle. Zorla güzellik olmaz; çalışmak istemediğini aylardır söylüyordu. İşe gelir gelmez “Hiç çalışasım yok, çok yorgunum, akşam olsa da gitsek.” demesi, zaten çalışmak istememesinin işaretiydi. Kendisi de işi savsakladığının farkında, askerlerin şafak saydığı gibi şafak sayıyor.
Yemekhanede iki şefin masasına oturmuştum. Benim yemek yemem beş-on dakikayı geçmez. Oradan buradan derken, “O bayan arkadaş gidince ne yapacaksınız?” diye sordular. Ben de kalkmak üzereydim.
“Şükür namazı kılacağım.” dedim.
Hepsi bu kadar. Gülüştük.
Hemen yetiştirmişler o kıza ve bugün bana soruyor:
“Usta, ne zaman şükür namazı kılacaksın?”
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.