ARTIK EVE DÖN BABA
Gün boyu koşturup duruyorum,
Bütün çocukların isimlerini
ezberledim sokakta,
Annemin azarlarını bile kopyaladım
desem şaşırma.
Üzerime ne kadar dikkat etsem de,
Nereden geliyorsa toz toprak
bulaşıyor yanaklarıma.
İnsan kirlendiğine sevinir mi?
Ben seviniyorum baba,
Az sonra mis gibi yıkayacak beni
annem,
Ben tertemiz kıyafetlerimle bakacağım
yollarına,
Artık eve dön baba…
Dün kardeşimle paylaştığım
oyuncaklarla kavga ettim,
Neden diye soracaksın biliyorum,
Sen yine yoktun uyandığımda,
Ben de bütün hırsımı oyuncaklardan
aldım.
Kardeşim ağladı,
Ben de ağladım,
Ama seni getirmedi ağlamalarım.
Artık eve dön baba,
Şefkatini, sıcaklığını özlüyor
avuçlarım…
Geçen gün annemi gölgesiyle
konuşurken yakaladım,
Kızma ama gizli gizli dinledim.
Onu daha sevmediğini,
Onunla hiç ilgilenmediğini,
Eskisi gibi bir yerlere
götürmediğini,
İnsan
gibi görmediğini, söyleyip durdu annem.
Söylesem mi bilemedim,
Hatta biraz da ağlıyordu annem.
Özür dilerim bunları gizlice
dinlediğim için.
Galiba annem de çok özlemiş seni,
Bu kadar çok çalışmak yeter,
Artık eve dön baba…
Aslında kaç kere sordum anneme nerede
olduğunu,
Ya işi var dedi,
Ya toplantıda…
Nereden geldi aklıma bilmiyorum,
Oturduğun sandalyeyi hayal ettim,
Yazı yazdığın kalemi,
Ve hiç çıkarmadığın gözlüğünü.
Bir an gözlüğün olmak istedim,
Hep yanında olurum diye,
Ben yanında olursam getirirdim seni
eve.
Annem artık gölgesiyle konuşmaz,
Ben kardeşimle kavga etmezdim,
Artık eve dön baba…
Mahallenin sokaklarından dönmek
istemiyorum,
Neden döneyim ki
Nasıl olsa sen yoksun,
İçimde büyüyen nedensizliğimle,
Babasının ellerini tutan çocukları
kıskanıyorum.
Annemin sözlerini bile dinlemiyorum
artık,
Koşa koşa gittiğim banyoları da
istemiyorum,
Sanırım yokluğunda hırçınlaşıyorum,
Dağılıyorum,
Kayboluyorum,
Senin olduğun zamanlardaki,
Mutluluğumuzu özlüyorum,
Artık eve dön baba,
Artık eve dön…
Âdem Efiloğlu
23 Mayıs 2025
Saat. 16.00