Meczup Aşık Mektubu
Aşk mı bana menzil olur, yoksa bu gönül mü aşkına? Diye düşünürken
Sonra bir bakmışım
Gönülümün cebini çekenini senle doldurmuşum ey aşk.
İlk bahara, yemyeşil aşk fidanı dikmeyi bekler.
And olsun ki, senden uzak diyarlara varamaz bir türlü.
Bu fani cihanda, bir abdal gibi gezinip durur bu meczup garip can.
Ne sana varabilir, ne de sana olan zaafına hükmedebilir.
İmdi sen söyle:
Bu can hangi aşkta yanmalı?
Mevla’ya mı varmalı?
Yoksa Mecnun olup çölde bir su damlasına mı kanmalı?
II. Bölüm
Biliyormusun bu canda
Gönül gergefini gere gere, inceden işlenen nakış gibisin ey aşk.
Sükûtuna bürünüp, lal olan halimle pervane gibi döner
Bağrımda yanan narla kendime vurunurum.
Ben bir aşk sarhoşu fakirim, dert-mendim.
Her dem vuslat vaadıyla avutur dururum kendimi.
Ey mükerrem semtime nakş olunmuş muhayyir bir temaşe,
Hayali nazarım değdikçe suretlerde cemalini arar olurum.
Zira bir tek sensin bu fakirin gönlüne akan ferah çeşme.
Mest-i âşık olan bu gönül,
Adını zikreder gibi gezinir cevri âlemde.
Nedir benim ahvâlim?
Saadete erer mi ikbâlim?
Hz. İbrahim misali,
O ateşte serin bir hırka giymiş gibi aşkınla ferahlarım;
Ya da yalancı fasl-ı baharı kışın ortasında hissederim.
Bilir misin,
Beni benden alıp meçhullere savuran bir sâye gibisin.
Onca telaşın içinde yetmiyormuş gibi,
Bir de aşk telaşına kapılır giderim.
Âmma, tek sığınacak köşküm de yine sen olursun.
Hayâlin nazarıma saklı,
Gönlüme sızan bir hüzme gibisin;
Bazen de nazarımda arşa yükselen,
Engin meşakkatli bir aşk yolusun.
Gayrı olsa da hâlim pürmelâl,
Ben kendimi bilmez olurum.
Aşksa bana menzil olur mu?
III. Bölüm
Nice zamandır aradığım sensin sanırdım;
Meğer sende saklı olan sır imiş, aradığım.
Hicranın ateşiyle yanıp kül oldukça
Anladım ki, bu yangın boşuna değilmiş.
Mecnun’un sehrasında dolaşırken
Bir gölge gibi peşine düştüğüm hakikat,
Sen değilmişsin. Kalbimin eşiğinde gizlenen Hak imiş.
Sevdiğim yüz,
Hakikat aynasında parlayan bir işaretmiş.
Zira her sevda
Bir kapıymış aslında.
O kapıdan geçince
Adı aşk olan yol,
Beni Sana çıkarırmış.
Ey gönlümde saklı sır,
Ben seni bir yüzde ararken
Sen bütün âlemi doldurmuşsun.
İmdi bilirim:
Bu meczup fakirin gönlü hicrandan yanar, yanan ateşle kül olurum.
Hz. Uzeyir misali dirilir, meczup aşık kul olurum.
Artık hicran değil,
Artık vuslatın nurudur.
Ben seni ararken
Sen beni çağırırmışsın.
Ve ben nihayet
Aşkın hakikatinde Hak’ı anlar,
Bir tek Mevlâ' da yanan şem olurum.
..Fatima Ahmet..
Meczup Aşık Mektubu başlıklı yazı Fatima Ahmet tarafından
10.10.2025 tarihinde sitemize eklenmiştir.
Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu, kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.
İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 1
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın.