Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler
(0 oy)

Yazılı Radyo 10 Eksik Olan Tarafımız


🎙️ Yazılı Radyo - 10

“Eksik Olan Tarafımız”

Merhaba sevgili dostum,
Yazılı Radyo’nun yeni bir yazısında yine beraberiz.

Dostum, kalp kadar zor ikna edilen bir şey var mı şu dünyada?
Bazen akliyata uygun her şey, gönül süzgecinden geçemiyor; bir eksiklik bırakıyor insanda.
Düz örülen bir duvarın tam ortasında boşluk bırakmak gibi — bir yandan bütünsün, bir yandan da çok eksik…


🎵 İlk Şarkımız: Cem Adrian – “Eksik”

> “Sen benden gittin gideli,
İçimde bir şey eksik…”


Bu şarkı tam olarak bize bizi anlatıyor:
Tamam gibi görünen ama ortasında bir boşluk taşıyan bir hâl…
Melankolik, sade ve vurucu. Cem Adrian’ın sesindeki o kusursuz kırılganlık, sözcük sözcük bir şeyleri söküyor içimizden.

Dostum, bir çölde vaha bulmak nasılsa, insanın kendinde kendini bulması da öyle — dünyada bir cennet anı yaşamak gibi.
Kendimizi bulmak için bazen kendimizden vazgeçmek zorunda kaldık ama sanki başarmaya da çok yaklaştık.


Sonra ne olacak dersin?
Gazâlî’nin “gönül gözü”ne mi ulaşacağız, yoksa Maslow’un dediği gibi “kendini gerçekleştirmiş insan” mı olacağız, bilmiyorum.
Ama Victor Hugo’nun Notre-Dame’ın Kamburu eserinden bir sözü hep aklımda:

> “Apprends à voir avec l’œil de l’âme; car l’œil du corps ne voit que des limites.”
(Ruhun gözüyle görmeyi öğren; çünkü bedensel göz yalnızca sınırları görür.)



Ne güzel söylüyor değil mi, dostum?
Sınırları değil, anlamı görmeyi öğrenmek…
Bence tüm mesele bu.



🎶 İkinci Şarkımız: Fikret Kızılok – “Bu Su Hiç Durmaz

Yazı dostum, insan ömrü boyunca onlarca şey görür.
Ama suyun bile hafızası olduğunu bilirken, biz neden sınırsız bir beynin sadece küçük bir kısmını kullanıyor, hatalarımızdan ders almıyoruz?

Cahit Zarifoğlu’ndan bir şiir bırakmak istiyorum şimdi:

> “Tohum”
Bir tohumu toprağa nasıl atarız
Bir çocuk nasıl uyur
Bir insan nasıl ölür
Ne kaldı ki yaşamaktan bilmediğimiz
Oysa her an yeni bir şey keşfediyoruz
Bu nasıl bir sır
Bu nasıl bir bilmece
Tohumdan ağaca giden yol
Bizim yürüdüğümüz yola benzemiyor
Onlar uslu, onlar sade
Biz bir türlü büyüyemiyoruz
Hatıralarımız birikir durur
Ama hep aynı yerdeyiz
Sanki suyun hafızası bizden daha uzun
Çünkü o, her damlada yeniden doğuyor.



Ne kadar sade, ne kadar derin…
İnsanın kendi içindeki sırrı ve potansiyeli keşfetme çabasını anlatıyor.
Ama biz, gerçekten bu çabaya iştirak ediyor muyuz, dostum?



Anlatılacak çok konu var elbette — ama her şeyi bir yazıya sığdırmak olmaz, değil mi?
Biraz da sonraki yazılara, konuşacak şeyler kalsın.

Son şarkım seni senden alıp kırlara götürsün:

🎵 Gregorio Allegri – “Miserere Mei”

Güzel, huşu dolu bir şarkıdan sonra…
Bu günlük Yazılı Radyo yayınımı sonlandırıyorum.

Görüşürüz sevgili okur,
Sağlıcakla kal. 🌙
Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)
  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Yazılı Radyo 10 Eksik Olan Tarafımız

İslamokan17 İslamokan17