Seni izliyor, Saçma sapan bakışlarla Karanlığın ardındaki, soğuk nefes Pencereni her açık bıraktığında Rüzgarına tutunuyor Nefesin kadar sana yaklaşıyor Soluduğun her nefese, lanetler yağdırıyor...
Hiç bilmediğin, Bilipte söylemek istemediklerini Kahkahalar atarak tekrarlıyor nakaratla Hatta etrafında çılgınca dans ediyor...
Gülüşlerini arsızlıkla suçlayıp Çalıyor sinsi sinsi Senin için bestelediği ölüm marşını
Tanrıya ruhunla her sarılışında... Kıskançlıktan kuduruyor Başını duvarlara vuruyor Olanca nefretiyle, elindeki çanları Hiç durmadan çalıyor
Ta ki kara kaplı defterine Haince senaryosunu yazıncaya kadar...
Sırtını ona her dönüşünde Çatlak hançerini kınından çıkarıyor Defalarca saplıyor, kendince öcünü alıyor Gelmişinden, geçmişinden...
Kanattığı anılarını İhtişamla şarap tasına dolurup Kana kana içiyor Elinin tersiyle siliyor Kan damlayan, günahsız umutlarını
Karanlık gecelerde, Huzurla gökyüzüne her baktığında Eksiltiyor yıldızlarını Kendi safında topladığı yıldızlarla Açıyor sana savaşını Gündüzleri güneşini örtmek için Yolluyor kara bulutlarını
Yüreğinin en kasvetli oluşunda Yaşama arzunu her kaybedişinde Zevkten söylüyor, en sevdiği şarkılarını
Mutsuzluğunla besleniyor Seni yok edişini kutlayıp Kendi varoluş nedeninin içine Altın harflerle "mendebur iblis" yazıyor
Alaycı tavrıyla haykırıyor, haksız galibiyetini Sonsuzluğa ve Tanrıya...
( Sonsuzluğa Ve Tanrıya başlıklı yazı mesut-kuntan tarafından 16.12.2025 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. ) Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.