Ah O Gözlerin Var Ya
Ah o gözlerin, sedef kakmalı sözlerinde,
Bir kör ışık cilasında donmuş.
Saçların gökten düşmüş güneş telleri,
Dudakların cehennemin koru…
Ve vakit:
Bir şiir, bir kadın.
Her hece bir tılsım, her nokta bir mühür,
Hakikati değil, yokluğunu saklayan.
Geçmişin tozunu altın diye satan
Sahte bir serinlik gibi…
Şair içer bu sessizliğin şarabını,
Zamanın bütün nehirleri kurumuşken.
Bu dilsiz şehirde kavuşmayı ararken
Ayak sesleri yankılanır kulaklarında,
Sağır duvarlardan sekip alay edercesine…
Ve pusuda bekleyen bir gölge gülümser,
Donuk, sisli, iğneli.
İpek gibi görünür ama dokununca batırır.
Her gece
Kırık bir merdiven basamakları bulutlara uzanır.
Her çıkış bir düşüş provası.
Geçmiş:
Bir rüya, uyanınca unutulan,
Ama izi kalır ayaklarda bir uyuşukluk gibi.
Ve yokluğun
Genişleyen bir hiçlik,
Nefesler arası boşluk,
Kum tanesi gibi kayıp giden…
Ey gönül, vaadine kanma.
Yürek coşar, soğur, terler.
Üzülme, bu ayrılık bu nakış,
Görünmez iplerle
Kaderin kalbine dikilmiştir.
Ve her düşüncene ağırlık yapar…
Aydınlık dile,
Karanlığın gözbebeklerinde kendi silüetini görsen de.
Örümcekler sabırla
Köşeleri ağlarıyla süslerken…
Evet, gözleri bir ışık huzmesi,
Elleri, bedeni,
Kış ortasında bir yaprak kadar ince.
Biliyorum, her bakışında yüreğim titrer,
Alev olur, sonra söner.
Unutma: Bir umut ne kadar yakıcı parlar ise,
Küllerinin kokusu o denli keskin yayılır ortalığa…
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.