Mevlanaya Mektup...
Şu zamanda yaşıyor olmanı çok dilerdim.
Kalabalıkların sustuğu değil, tam tersine herkesin konuştuğu ama hakikatin gürültüde kaybolduğu bir çağdayız. İnsanlar doğruyla yanlış arasında şaşkın; merhamet ise neredeyse unutulmuş halde. Keşke burada olsaydın da, kimseyi kırmadan, kalpten bir sözle insanı yeniden kendine getirseydin.
Artık kimse göründüğü gibi değil. Yüzler maske, sözler yorgun. Herkes haklı ama temiz kalabilen çok az. Oysa sen, yüzyıllar öncesinden “önce kendine bak” demiştin. Biz ise başkasını görmeye çalışırken kendimizi kaybettik.
Öğütlerin hâlâ çok kıymetli Mevlânâ, ama kulaklar ağır, kalpler aceleci. Sevgi bir kelime sanılıyor, sabır zayıflık, susmak yenilgi sayılıyor. Sen olsaydın, bir cümleyle kibri yerle bir eder, bir bakışla öfkeyi sustururdun. İnsana insan olduğunu hatırlatırdın.
Kelimelerin hâlâ yol gösteriyor ama yolcular yorgun ve kayıp. Belki sen burada olsaydın, başkasını suçlamadan önce aynaya bakmayı yeniden öğrenirdik.
Şu zamanda yaşıyor olmanı dilerdim Mevlânâ. Çünkü dünya çok konuşuyor ama çok az anlıyor. Ve biz, seni tam anlayamadığımız için bu kadar yalnızız..
(
Mevlanaya Mektup... başlıklı yazı
bilge-telli tarafından
27.12.2025 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.