Yasemin, arkadaş grubunun hem en güzeli hem de en çekingeniydi. Aşktan söz açıldığı an yüzü kızarır, başını öne eğer; olmadı konuyu değiştirir, o da olmazsa “çaydanlığın altı açık mıydı?” bahanesiyle ortamdan buharlaşıverirdi.
“Zor kız” derlerdi ona. Üç beş kişiden fazla arkadaşı yoktu, çok konuşmazdı, kimseyle kolay anlaşmazdı. Herkes sırrını ona anlatırdı ama Yasemin kendi sırrını mezara götürecek cinstendi.
“Günahlar ve sevaplar gizlidir; şakası da yapılmaz, reklamı da,” der, noktayı koyardı.
Derken bir gün öyle içten hikâye anlatmaya başladı ki dinleyenler kulaklarına inanamadı.
“Eyvah, bu da aşka düştü!” bakışları havada uçuşuyordu.
— Sokakta bir anda karşıma çıkıverdi, elinde çiçek vardı.
— Sana mı verdi?
— Yok… Dilini yutmuş gibiydi, konuşamıyordu.
— Sen konuşsaydın...
— Bana ne ya elin adamından! Yorgun argın işten dönmüşüm, bir de romantizmle mi uğraşacağım?
— Sosyal medya hesabını ya da telefon numarasını alsaydın.
— O telefon kullanamaz zaten teknolojiyle arası hiç yok.
— Nereden biliyorsun?
— Çünkü bu sabah yine gördüm.
— Aynı yerde mi?
— Aynı yerde. Kıpırdamadan bana bakıyordu ama yine pas vermedim.
— Bu ayazda sabaha kadar seni mi bekledi yani?
— Beklemeseydi.
— Yahu sen ne zalim kız çıktın! İnsan bir çay verir, bir çorba ikram eder! Adamı resmen cin çarpmış gibi çarptın.
— Merak etmeyin, şimdi mum gibi erimiştir; güneş açtı.
— Nasıl yani?
— Yahu kardan adamdan bahsediyorum! Mahallenin çocukları yapmış. Siz de hemen beni aşk masalına bağladınız özel hayatımı anlatacak değilim ya!
(
Zor Kız başlıklı yazı
berberce tarafından
3.01.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.