Öğretmen arkadaşları onu uyarmışlardı:
“11-C sınıfında üç öğrenci var hocam; tam birer baş belası. Ne sevgi var ne saygı. Aileleri zengin olduğu için şımarık büyümüşler. Okula kendi araçlarıyla gelip giderler, dersi kaynatmayı çok severler,haberiniz olsun.”
Hülya öğretmen kendinden son derece emindi.
“Onları bana bırakın,” dedi. “Hepsini yola getireceğim.”
İlk derslerde öğrenciler konuyla ilgisiz sorularla dersi sabote etmeye başladılar:
“Hocam Hülya Koçyiğit’i tanıyor musunuz, onunla aynı filmde oynamak ister miydiniz?”
“Saçlarınız onunkine benziyor, neden oyuncu olmadınız?”
“Ediz Hun’u yakışıklı buluyor musunuz?”
Ama Hülya öğretmen hem akıllıydı hem de sabırlı.
Bir gün, teneffüste onları yanına çağırıp gülümseyerek fısıldadı:
“Aramızda kalsın… Eğer yaramazlık yapmaz ve tüm derslerinizden geçerseniz size birer öpücük vereceğim.”
O günden sonra sınıfın yaramazları, sınıfın en uysal ve en başarılı öğrencilerine dönüştü,verdikleri sözde durmuşlardı.
Yıl sonunda Hülya öğretmen o üç öğrenciyi tahtaya çıkardı. Çantasından küçük bir hediye kutusunu uzatarak şöyle diyordu:
“Öncelikle hepinizi tebrik ediyorum ve başarılarınızın devamını diliyorum. Söz verdiğim öpücükler bunlar… Arabalarınıza takarsınız, beni hatırlarsınız.”
Kutudan, üzerinde gülücük olan anahtarlıklar çıktı.
(
Öpücük Vereceğim başlıklı yazı
berberce tarafından
4.01.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.