
MECBURİYET YASASI
“İstiyorum” demiyorum artık çünkü
bunun “bende yok” demek olduğunu biliyorum. “Sahibim” demeyi öğrendiğimden
beri, sultan saraylarında oturmanın huzurunu yaşıyorum..
Şuanda mesela zengin olsaydım, beni
koşulsuz seven bir hayat arkadaşım olsaydı, hayallerimdeki o noktaya ulaşmış
olsaydım; nasıl düşünürdüm, nasıl yürürdüm, sabah kahvemi nasıl içerdim,
olaylara tepkim nasıl olurdu? Eğer filmin sonunun mutlu olduğunu bilseydin,
koltuğunda rahat izlemez miydin?
Düşünce sinyal, duygu mıknatıs ise yaratılışların,
oluşumların etkilerin ve tepkilerin anladığı tek dil de duygudur. Sayısız anı
yaşarız ve orada da olaylar değil sadece aklımızda kalan bize nasıl
hissettirdiğidir. Dilim dönüyor olsa da, niyetimin tutkumun, kalbime
organlarıma hücrelerime kadar inmesi gerekir. Duygu, evrenin mührüdür. Çünkü
kalp ile beyin aynı hizaya gelmiştir. Bu tevafuk gerçekleştiğinde, evrene
yayılan elektromanyetik alan o kadar güçlenir ki havsalamızın alamayacağı
şeyler olur. İstediğin gibi hissetmek insanın elinde olsa da sonuçlarını, etki
alanını ilmiyle örmek de Rabb’ın elindedir.
“Nasıl?” sorusunu düşünmek kulun
işi değildir. Varlık evreni hıncahınç doluyken, kaygı çöllerinde hayatını
tüketmek ne gariptir. Sana gelecek nimetin sonsuz sayıda teslimat rotası
vardır. Senin ise sınırlı sayıda tahminin olabilir. Lojistik departmanında her
şey yola çıkacağı günü bekliyor. Böyle mükemmel bir sistem varken, kaygılanmak
ne gereksizdir.
Beklemek zordur ama durağan bir şey
değildir. Çaba, ilhamlı eylem oluşuma çiçek açtıracak güneş ışıkları gibidir.
Kervan yolda dizilir, sözü işte tam bunu anlatır. Hareket ve inanç yola
koyulunca yardımlar da ona yaklaşır.
Her şey, gerçekleşmesi gereken, en
uygun zamanda inşa olur. Gecikme, insanın kendi zamanına göre hesapladığı ve
inancını teslimiyetini bıraktığı bir şeydir. Sabır, sonuçtan emin olmanın
verdiği rahatlıktır.
Hayal ettiğin her şey, her
olasılık, her kazanım zaten Rabb’ın katında vardır ki bunları senin düşünmene
izin veren de odur. Onlar bir yerlerde hazır bekliyor. Senin yapman gereken o
versiyonuna hazır olduğunu göstermendir. O yüzden arayan olmayı bırakıp,
aradığı şeyi bulan ol.
Bugün o hayalindeki kişi gibi
düşün, onun gibi davran, şükürle ilhamla ve o kusursuz sisteme uyumlanarak
yaşa.. Göreceksin, evren senin yeni şarkına eşlik edecek. Neysen artık kendine
çekmeye başlayacaksın. Güzelliklere odaklanan kişi sadece onları görmeye
başlar.. Kusura ve yokluğa saplanan kişi de hep eksik gedik olanla nefesin tüketir.
Bülbülü anlamak için gül gibi olmak
lazım..
Evrenin o muhteşem akışına
direncimi kaldırıyorum..
Beni aşağıya ve kaygıya çeken her
şeyi serbest bırakıyorum..
Olanı, olacağı seviyorum..
Artık yüreğimi soğutan aynı
cümleleri tekrar etmeyi bırakıyorum..
Sahip olduklarımın değerini artık
biliyorum..
Vakti dolunca gelecek olana
şükürler olsun..
Mavi Yıldırım