Deneme / Hayata Dair Denemeler
Eklenme Tarihi : 13.01.2026
DERÛNÎ DEHÂNBESTE
Yeşil ile menekşe rengi arasında,
bulutsuz gökyüzünün göbek kordonunda, ziya demetleri burulur. Bir gözü cam
adamlar, ruhun müziğini duymaya başlar. Şiir gibi olanı değil olabileceği
söyler. Varlığın sınırlarından, hemen hemen olanaksızın ülkesine yürümeye devam
eder..
Çin ipeğinden girizgâhlar, dilârâ
seramikten hokkalar, bronz üzerine kazınarak “Nadi Alliyyen” ve ”Taun” duaları
yazılı divitler gönül eriten şairlerin parmak uçlarında nefes alır. Aynı anda
hem gönül aydınlatan, hem heves parçalayan hem de akıl hırsızı lafızlar. Gönül
beğendiğine bağrı yanık, bazen tamamen suspus, ya da geçtiği her yere zehir
zemberek..
Duhân bu buseler, ikircikli bu yankılanan
gülücükler. Dünya düşkünü bileklerde iri inciden bilezikler ve parmak boğumlarında dikkati celbeden
âdemiyâne yüzükler..
Dövüm kademe; ruhun bir gölün
yüzeyinden sana aksı bu şair, içsel özgürlüğün yoluna çıkmak için bir patika
daha.. Zayıf olanı zarafete çekerek güzele dönüştürme simyasıdır, şahsiyetin
ifadesi değil, kendi kara kutusundan kaçıştır şiir.. Sen cevheri eritip kalıba
dökünce alev ehlileşiyor, heyecanla onu tutmak isteyenin parmakları yanıyor.
Sonra kelamların kabına alışması gerekiyor. Ortaya çıkan şeyin, olanı
değiştirmeye muktedir olması avuca sığmaz bir uçkunluk dalgasıyla
sonuçlanıyor..
Üretilenle, bizatihi yaşananlar
arasında sınırları net olarak çizilemeyen bir geçişkenlik varlığını haykırıyor.
Anı kokularını, zihinde tutulan ve sonra gerçekliğe bırakılan düşlerin
katılaşmış kitap formunu okurken, yalnızlıktan kurtulanlar az değil. Sonra
bunlar kendi yoksulluklarında tek başına yürürken iki kişi üç yada dört kişi
olduklarında, bu kalabalıktan güç alıp bir gün yazmaya başlarlar..Yazmak,
bizden sonra gelecek yalnız nesillere ayak izlerini bırakmaktır. Tadılmış,
tadılabilir veya efsunger her şeyi açık etmek demektir..
Ekmel kürek kemiklerinde bir fasıla
dinlendikten sonra, mizacım şakülünden uzaklaşıyor.. İncir çekirdeği yıldızlar
gelip de saçlarına boncuk boncuk bağlanınca; şiirler, tavırlar, vehimler, erzak
yaban güvercinleri tek atımlık ferhân toplarıyla aramızdaki sınıra düşüyor..
Mavi Yıldırım
Yazarın
Önceki Yazısı