Deruni Dehanbeste




            DERÛNÎ DEHÂNBESTE

 

Yeşil ile menekşe rengi arasında, bulutsuz gökyüzünün göbek kordonunda, ziya demetleri burulur. Bir gözü cam adamlar, ruhun müziğini duymaya başlar. Şiir gibi olanı değil olabileceği söyler. Varlığın sınırlarından, hemen hemen olanaksızın ülkesine yürümeye devam eder..

 

Çin ipeğinden girizgâhlar, dilârâ seramikten hokkalar, bronz üzerine kazınarak “Nadi Alliyyen” ve ”Taun” duaları yazılı divitler gönül eriten şairlerin parmak uçlarında nefes alır. Aynı anda hem gönül aydınlatan, hem heves parçalayan hem de akıl hırsızı lafızlar. Gönül beğendiğine bağrı yanık, bazen tamamen suspus, ya da geçtiği her yere zehir zemberek..

 

Duhân bu buseler, ikircikli bu yankılanan gülücükler. Dünya düşkünü bileklerde iri inciden bilezikler ve  parmak boğumlarında dikkati celbeden âdemiyâne yüzükler..

 

Dövüm kademe; ruhun bir gölün yüzeyinden sana aksı bu şair, içsel özgürlüğün yoluna çıkmak için bir patika daha.. Zayıf olanı zarafete çekerek güzele dönüştürme simyasıdır, şahsiyetin ifadesi değil, kendi kara kutusundan kaçıştır şiir.. Sen cevheri eritip kalıba dökünce alev ehlileşiyor, heyecanla onu tutmak isteyenin parmakları yanıyor. Sonra kelamların kabına alışması gerekiyor. Ortaya çıkan şeyin, olanı değiştirmeye muktedir olması avuca sığmaz bir uçkunluk dalgasıyla sonuçlanıyor..

 

Üretilenle, bizatihi yaşananlar arasında sınırları net olarak çizilemeyen bir geçişkenlik varlığını haykırıyor. Anı kokularını, zihinde tutulan ve sonra gerçekliğe bırakılan düşlerin katılaşmış kitap formunu okurken, yalnızlıktan kurtulanlar az değil. Sonra bunlar kendi yoksulluklarında tek başına yürürken iki kişi üç yada dört kişi olduklarında, bu kalabalıktan güç alıp bir gün yazmaya başlarlar..Yazmak, bizden sonra gelecek yalnız nesillere ayak izlerini bırakmaktır. Tadılmış, tadılabilir veya efsunger her şeyi açık etmek demektir..

 

Ekmel kürek kemiklerinde bir fasıla dinlendikten sonra, mizacım şakülünden uzaklaşıyor.. İncir çekirdeği yıldızlar gelip de saçlarına boncuk boncuk bağlanınca; şiirler, tavırlar, vehimler, erzak yaban güvercinleri tek atımlık ferhân toplarıyla aramızdaki sınıra düşüyor..

 

 

 

 

                   Mavi Yıldırım

 

 



( Deruni Dehanbeste başlıklı yazı MaviYıldırım tarafından 13.01.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.
 

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu