La Havle Vela Kuvvete İlla Billah
LA HAVLE VELA KUVVETE İLLA BİLLAH
Bu cümle Kur’an-ı Kerim de Kehf suresi 39. Ayette La Kuvvete İlla
Billah (Kuvvet yalnız Allah'ındır' deseydin
ya!..” şeklinde geçer. Bu cümleyle ilgili Rasulullah Efendimizden (sav)
nakledilen bazı hadisi şerifler vardır: Enes
b. Mâlik"in naklettiğine göre, Hz. Peygamber (sav) şöyle
buyurmuştur: “Kişi evinden çıkacağı zaman, "Bismillâh, tevekkeltü
alâllâh, lâ havle velâ kuvvete illâ billâh." (Allah"ın adıyla.
Allah"a tevekkül ettim. Güç ve kuvvet sadece Allah"tandır.) dediğinde
(ona) şöyle denilir: "(İşte şimdi) sana rehberlik edilir, ihtiyaçların
karşılanır ve korunursun…" (D5095 Ebû Dâvûd, Edeb, 102-103)
Başka ber hadisi şerif şu şekildedir: Ömer b. Hattâb (r.a),
bu cümle ile ilgili olarak şöyle demiştir. "Rasûlullah (s.a.s): Müezzin
Allahu Ekber, Allahu Ekber" dediği vakit sizden biriniz Allahu Ekber,
Allahu Ekber" der; sonra müezzin "Eşhedü en lâ ilâhe
illallah"dediği vakit o da "Eşhedü en lâ ilahe illâllah" derse,
sonra müezzin Eşhedü enne Muhammeden Rasûlullah" dediği vakit, o da Eşhedü
enne Muhammeden Rasûlullah" der. Müezzin "Hayye alessalâh "
dediği vakit o da Lâ havle velâ kuvvete illâ billâh " der. Sonra müezzin
Hayye alelfelâh " dediği vakit o da "Lâ havle velâ kuvvete illâ
billâh" derse, sonra, Allahu Ekber, Allahu Ekber" dediğinde o da
Allahu Ekber, Allahu Ekber" derse, sonra müezzin Lâ ilâhe
illallah"dediği vakit, o da bütün kalbiyle La ilâhe illallah" derse,
Cennete girer "buyurdular" (Müslim, Salât, 12). https://sorularlaislamiyet.com/kaynak/la-havle-vela-kuvvete
Ebû Musa el-Eş’arî -radıyallahu anh-’dan rivayete göre Rasûlullah -sallallahu
aleyhi ve sellem- Efendimiz Hazretleri Hayber Gazâsı’na giderken
maiyyetinde bulunan ashâb-ı kiram bir vadiye vardıkta yüksek sesle tekbîr ve
tehlîl ederek bağıra bağıra zikrullah etmeye başladılar. Rasûlullah -sallallahu
teâlâ aleyhi ve sellem- Hazretleri: “–Kendinize rıfk u merhamet
ediniz. Zîra siz ne sağıra, ne de gâibe duâ ediyorsunuz. Ancak her şeyi
hakkıyle işiten ve size sizden yakin olan Allah’a duâ ediyorsunuz. Ve Allahü
Teâlâ Hazretleri siz nerede olursanız berâberinizdedir” buyurdu. (Buhârî, Cihâd, 131; Müslim, Zikir, 44)
Ebû Musa diyor
ki: O esnada ben, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-
Hazretlerinin hayvanının arkasında Zât-ı risâletpenâhîleriyle birlikte
beraberdim.
Ve lisânımla La
havle Vela Kuvvete İlla Billah diyordum.
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-Hazretleri bana hitaben:
“– Ey Abdullah bin Kays” buyurdu. Ben de icabetle:
“– Lebbeyk yâ Rasûllallah” dedim. Rasûlullah -sallallahu
aleyhi ve sellem- Hazretleri bana hitaben:
“– Ben sana cennet-i a’lânın hazînelerinden bir hazîneye
delâlet edeyim mi?” buyurunca ben
hemen:
“– Babam ve anam sana feda olsun yâ Rasûlallah! Evet
irşâd ediniz” dedim. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-
Hazretleri: La Havle Vela Kuvvete İlla Billah “Ma’sıyetten sakınmak ve tâat ve ibâdetlerde kuvvet ve
kudret ancak Allah Teâlâ Hazretleri’nin tevfık-i Rabbâniyyesi ve irâde-i
Sübhâniyyesiyledir.” buyurdu. (Buhârî, Megazi, 38) https://www.islamveihsan.com/la-havle-ve-la-kuvvete-illa-billahil-aliyyil-azim-ne-demek.html
Tüm canlıların güc’e karşı farklı ve özel bir zaafı
vardır. Fiziki, siyasi ve ekonomik güce sahip olmak için hayatları boyunca
çalışırlar. Amaç bellidir: Elindeki güçle diğer insanlar için ulaşılmaz olan
şeylere ulaşmak. İnsanlara hükmetmek, zengin olduğu için saygı görmek. Veya
ailenin ismini yüceltmek. Bu güç hırsı aynı zamanda insanın sonunu getirir.
Rivayetlere göre Ebu Cehil’in (asıl adı Amr bin Hişam) iman etmemesinin
sebeplerinden birisi de “kendi kabilesinden bir peygamber çıkmayacak olmasıydı)
Ebu Cehil zamanının eğitimli insanlarındandı, kabilesinin lideriydi. Ekonomik gücü
vardı. (Peygamber Efendimizi (sav) öldürene 100 deve vat etmişti.) Bu güç hırsı
hem dünyevi hem uhrevi sonunu getirdi. Finansmanını sağladığı Bedir savaşında kafası
kesilerek öldürüldü. Öbür dünyadaki halinden bahsetmeye gerek bile yok.
Peygamber Efendimizin (sav) bu ümmetin firavunu olarak nitelendirdiği birisiydi.
Elindeki güçle Hz. Musa (as) ve kavmine zulmeden Nemrut
bir sinek tarafından öldürüldü. Gücünün zirvesine ulaşan her zalimin sonu
zelillikle oldu. Böylece Zulüm ile abad olanın Ahireti de berbad oldu.
Kulluğun
bir nişanesi de budur. Yani gücün v kuvvetin, kudretin tek sahibinin Allah (cc)
olduğunu bilmek ve kabul etmek. Her türlü gücü ortaya çıkaran etkenlerin zaten
Yaratıcısı Allah’tır. Okuduğum bir fıkra var ki tam da bu konunun güzel bir özetidir
sanki. “ Adamın biri gemiyle yolculuğa çıkmış. Bindiği gemi fırtınaya
yakalanmış. Adam dua etmeye başlamış: Yarabbi beni kurtarırsan sana bir tosun
kurban edeceğim. Aradan biraz zaman geçmiş fırtına biraz yavaşlamış. Adam duaya
devam etmiş: Yarabbi beni kurtarırsan sana bir inek kurban edeceğim. Fırtına
şiddetini azalttıkça kurban edilecek hayvanın cinsi küçülmüş. Dana dan koça,
koçtan koyuna, koyundan kuzuya, horoza, en son tavuğa kadar küçülmüş. Nihayet fırtınadan
kurtulup sahile çıkınca adam “ Ne kurbanı kurtulduysam kendim kurtuldum deyip
yan çizmiş.
İnsanoğlu
böyledir. Güçsüz olduğunu hissettiği anda dua etmeye başlar, yaptığı her kötü
şey için pişmanlık hisseder. Nemrut Kızıldeniz üzerine kapanmaya başlayıp su
boğazına çıkınca “ Musa’nın Rabbine iman ettim “ dedi ama iş işten geçmişti.
- Yorumlar 1
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.