Şair, dar
ve karanlık sokaklarda yalnız başına dolaşırken soğuk ve sert rüzgârlara maruz
kalır.
Sönüp
yanan bozuk bir sokak lambasının altında tir tir titreyen evsiz bir adamın
çaresiz hâlini görür. Şair’in yüreği buz keser; bir an içinde bulunduğu duruma
şükreder. Yürümeye devam eder. Karşısına, korkudan yürüyemeyen gencecik bir kız
çıkar. Sürekli arkasına baktığından önünü göremez genç kız. Şair içinden şöyle
geçirir:
“Ey güzel
kız, neden korktuğunu biliyorum ama benden korkma. Benden sana zarar gelmez.
Sen de haklısın; böyle çürümüş bir toplumda insan kime güveneceğini bilemiyor.”
Şair çok
yorulmuştur. Yakınındaki parkın bankına oturur. Karşısındaki bankta oturan genç
bir çiftin konuşmalarına kulak misafiri olur. Erkek, heyecan ve sevinç
içindedir; adeta bu anı iple çekmektedir. Kız ise ne olacağından habersizdir ve
üşümektedir. Bunu fark eden genç, paltosunu genç kıza verir. Bu kez kendisi
üşümeye başlar ama içindeki heyecan ve sevinç onu ısıtır.
Kız
sabırsızlanır:
“Artık
konuya girer misin? Geç gidersem eve, bizimkiler kızar.”
Genç erkek
derin bir nefes alır; heyecandan ayakları titremektedir. Cesaretini bir
anlığına toplayarak aşkını ilan eder. Sanki sırtından büyük bir yük kalkmıştır.
Genç kız neye uğradığını şaşırır.
Şair, genç
kızın bu teklifi kabul etmeyeceğini anlar. Genç delikanlının hayatının altüst
oluşuna tanık olmak istemez; yoluna devam eder. Tekrar dar ve karanlık
sokaklardan evinin yolunu tutar. Evinde çayın bittiğini hatırlar. O saatte açık
olan bakkaldan kaçak çay alır ve evine girer.
Mutfağa
geçer, çayı demler. Demlenmesini beklerken karanlık düşüncelere dalar. Çay
buharının keskin kokusu, onu kapıldığı hayallerden uyandırır. Demlenen çayı
büyük bir bardağa doldurur, salonun penceresinin önüne geçer. Şafak vaktine
tanıklık eder. Çayını yudum yudum içerken, gece gördüklerini yazmaya çalışır.
Yazamaz.
Nasıl
yazacaktır? Evsiz adamın sorunlarını yazsa ne değişecektir; evsizlikten
kurtulacak mıdır? Korkudan yürüyemeyen genç kızı yazsa, toplumun kadına bakış
açısı değişecek midir? Kadınlar istedikleri saatte, korkmadan diledikleri gibi
gezebilecek midir?
Peki ya
kanı kaynayan o delikanlıyı yazsa, aşka olan umut yeniden yeşerecek midir?
Şair
yazmaktan vazgeçer. Derin bir hüzne kapılır, yerinden kalkar, odasına geçer ve
derin bir uykuya dalar.
SİDAR
SEVİMLİ \ SAİT CESUR