İhtimal
Derin bir nefes aldı. Sigara dumanının verdiği tüm zararları bertaraf edermiş gibi. Oysaki farkındaydı, zararlı olan ne bir dumandı ne de yararlı olan bir derin nefes! Yaşamak canını acıtıyor, kalbini ağrıtıyordu o aklına düştüğünde. O aklına düştüğünde gözünden düştüğü ana takılı kalıyordu. Bambaşka olabilirdi her şey. Ya o gün onun yanına gelme gibi bir cesareti göstermemesi gerekti ya da geldiğinde o muameleyi hak etmemesi. Suç neydi, suçlu kimdi? İşte üç satır sonra fark ediyordu "her şeyin geçtiğini." Eski eskide, saflık kirlide kalmalıydı. Annesiyle konuştu sonra. Bilirdi o malum kişiyi. "Seneler önce böyle böyle oldu anne" dedi. Gözleri dolmadı, elleri titremedi, sesi çatallaşmadı, kaşlarını bile çatmadı. Annesi dönüp ona "Bu mu kara sevda?" dedi. Evet dedi içinden, kara parçasıydı ve paramparça olmuştu. "Bırak onu" dedi gecesinde rüyasında gördüğü o adamı. "İnsan hep yanılır mı?" diye düşündü sonra. Ya kalbinde ya aklında biri vardır diye yüklendi kendine. En iyi işti zaten kendi fazlalıklarıyla eksiklikleri doldurmaya çalışmak! Yıllardır görmediği, sesini duysa tanıyamayacağı o insan ne çok canını yakmıştı. Yanan yer nasıl da küllerini savurmuştu her tarafa. Olduğu gibi reddedemiyordu onu. İçinde ümitten çok bir gün bir yerde karşılaşmak vardı ansızın. Sızısı dinmişti dinmesine fakat dinlenememişti vücudu, dinleyememişti ruhunu. Otuzuncu yaşı geldi aklına. Üç senesi vardı. Bir kafede oturup onunla konuşma hayali kurdu. Eğer "çocuktuk" derse başka bir cümlesini duymaya gerek kalmadan o masadan ayrılacaktı. Eğer özür dilerse ne için olduğunu soracak ve aldığı cevap ne olursa olsun verdiği tek yanıt "çocuktuk" olacaktı. Dişlerini sıkacaktı ve içinde bir şeyler ölecekti. Eğer çiçekle gelirse mesafeli davranacak, komiklik yaparsa gülecek, sert ve tedirgin durursa konuşmayacaktı. Karşısında sigara içerse hala sigarayı bırakmadıysa o da en incesinden içip yan bakışla içine çekecekti. Eğer on dört yılın anılarını anlatmaya başlarsa dinleyecek ve soğuyacaktı. Eğer o gün o masa sallanırsa peçetelikten aldığı peçeteyle sabitlediğinde ilkokul anıları canlanacaktı. Bu hareketi çocukken okul sıralarında yapıp yapmadığını düşünecekti sonra. Çünkü ayrı sınıflarda ayrı sıralarda okumuşlardı. Eğer saçmalarsa o gün o masada tahammülünü ölçecekti. Onu iyi tanır mıydı? Kalp gözüyle bakabilir miydi? Yargılar mıydı mesela? Hesabını verdiği o masanın, hesaba katmayarak hayatına aldığı o adamların hesabını sorar mıydı? Ne hakla? Eğer ayrılırken elini uzatmazsa saygısızlık olarak algılar mıydı o adam? Sarılmayı arzulayan ona karşı. Doğum tarihi neydi? Yalan mıydı? Hangisi gerçekti ki? İkinci görüşme olur muydu? Kız ona aşık olur muydu? Her şeyi yapabilir miydi adam onun için o hiç bir şey talep etmeden, kendini kaybetmeden, yük gelmeden, yüze vurmadan? O neden bu kadar korkuyordu ki? Onu bırakıp giden zaten o adamdı. Ona her gelişinde pişman ettiren bir adam onu nasıl mutlu edebilirdi ki? Hazır mı değildi? Ağladığı zamanlar aklına geldi. Aklını kaybettiği zamanlar da. O çocuklukta bunları yaşamaya o hazır mıydı peki? Çok büyük bir kötülük etmişti istemeden de olsa. Yine toz konduramıyordu ona. Belki de bu üç senede adam evlenecekti. Gönlünü hoş eden bir kadınla çocuk yapacaktı. Beraber film izlerken meyve soyacaktı hanımı. Belki de o kadın yerine o masa güzelliklere vesile olacak kavuşacaklardı. Ama evlendiklerinde mutsuz olacaklardı. İntikam duygusu yoktu onda ama ilgisizliğe, saygısızlığa, düşüncesizliğe ve sahipsizliğe dayanamadığı için bu ilişkiyi sonlandıracaktı. Belki de tüm bu senaryolar gerçekleşmeyecek, seneler ikisinden de çok şey götürecek ve asla karşılaşmayacaklardı. Aklı karışıktı ve bu aklı kaybetmekten daha iyiydi. Yazdı, yazdı yine yazdı. Sezen dinledi, yatıştı ve uykuya yattı.
R.TUĞSEL KARAKIRIK
(
İhtimal başlıklı yazı
Tuğsel Karakırık tarafından
30.01.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.