Hiç mi düşünmedin sonu nicedir
Sevda çöllerine daldın Mah-Suna'm.
Firkat ateş ise gönül bacadır
Efkar dumanında kaldın Mah-Suna'm.
Gülüşlerin acı, gönlünde hüzün
Birbirinden farksız gecen gündüzün
Yüreğin, içinde yanar bir közün
Bunca derdi kimden aldın Mah-Suna'm.
İmtihanın ağır, bahtın karalı
Ezelden mi sinen yorgun, yaralı
Dedin, benim derdim sizin oralı
Yüreğime hüzün saldın Mah-Suna'm.
Saplanmış gönüle keder kancası
İlkbaharda solmuş Gül'ün goncası
İşlenmiş ciğere derdin incesi
Genç yaşta acıyla doldun Mah-Suna'm.
Âşıklar ar eder elin dilinden
Dertli olan bilir, dertli halinden
Ayrılık acısı, zordur ölümden
Ölüp, ölüp geri geldin Mah-Suna'm.
Seher vakti zikir ederken kuşlar
Âşıkların kalbi figana başlar
Duysaydı o sesi erirdi taşlar
Ah ettin sinemi deldin Mah-Suna'm.
Sırdaş-ı dilimsin, derdin derdimdir
Muhabbet bağında adın vird'imdir
Bizim elde dostluk bitmez kâdimdir
Ömrümü ömrüne böldün Mah-Suna'm.
Nûrfânî'm selâmın gelmiyor gayrı
Gönül bir değil mi, olsak da ayrı
Soğuk bir yel esti Sivas'a doğru
Bağımı bahçemi yoldun Mah-Suna'm.
Nuriye Akyol
15/12/2025
Kalem dildir, gönül posta
Hediyemdir o can dosta.
(
Mah-sunam başlıklı yazı
nuriye--akyol- tarafından
4.02.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.