Altı Yaşındaydım

Altı yaşındaydım,
bir ülke değiştirdim,
kimse bana fikrimi sormadı,
zaten kızdım,
fikir hakkı lükstü.
İsviçre soğuktu diyorlar,
ben Türkiye’de üşüdüm.
Evde bir abi vardı,
erkekti,
bu yeterliydi.
İki kızdık,
bu fazlaydı.
Aile dedikleri şey,
fotoğrafta tam,
gerçekte eksikti.
Birbirine tutunmayan eller,
düşerse kızlar düşsün diye.
Bizi yatılı Kur’an kursuna verdiler,
Allah büyüktür dediler,
ama odalar küçüktü.
Üst kattaydım,
pencereden evimizin bahçesi görünüyordu.
Aşağıda mangal yakılıyordu,
üstte biz yanıyorduk.
Duman yukarı çıkıyordu,
ama kimse bizi görmüyordu.
Et pişiyordu,
biz büyüyorduk,
sessiz sessiz.
Bir gün,
dua yetmedi,
kaçtım.
Çünkü çocuk kaçmaz,
dayanamaz.
Kayboldum,
kimse paniklemedi.
Kız kaybolunca,
bulunur denir,
erkek kaybolsa,
şehir ayağa kalkardı.
Ben en küçüğüyüm,
oyuncağım yoktu,
raylar vardı,
uzun,
keskin,
kararlı.
Demire yattım,
çünkü dünya yumuşak değildi.
Uyudum,
çünkü uyanıkken kimse yoktu.
Üzerimden tren geçti.
Bak,
ölmedim,
ama bir şeyler oldu.
Artık,
yüksek seslerden korkmam,
çünkü içimde hep tren var.
Aile deyince,
aklıma masa gelmez,
ray gelir,
yan yana ama birleşmeyen.
Hâlâ,
mangal dumanı görünce,
içimde bir pencere açılır,
küçük bir kız bakar,
aşağıya,
ve kimse,
gel demez.
Ben hâlâ buradayım,
ama,
o kız,
hâlâ raylarda uyuyor.
(
Altı Yaşındaydım başlıklı yazı
basak--kaya tarafından
4.02.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.