Bir Avuç Sessizliğe


Bir Avuç Sessizliğe


Gölgeye sinmiş yüzler gördüm,

Nefesleri ince bir rüzgâr gibi titrek,

Zamanın ağırlığıyla eğilmiş omuzlar…

Avuçlarında kırık bir dua,

Ve hasretin  yarası,

Her adımda sessiz bir çöl büyüyordu.

Bakışları, yanmış ekinlerin kızıllığı,

Sözleri, yarım kalmış bir ağıtın yankısı gibi.

Birer yalnızlık heykeli gibiydiler,

Kökleri kuruyan bir bahçenin sessiz tanıklarıydı.

 

Ve ben toprağa eğildim,

Toprak bana ağladı,

Biz hepimiz birer suskun tohumduk.

Bir köşede unutulmuş yüzler vardı,

Sanki zamanın pası işlemişti gözlerine.

Her nefes, kırık bir kandilin ışığı gibi titriyordu,

Her söz, yarım kalmış bir hikâyenin yankısıydı.

Omuzlarında ağır bir sessizlik,

Dizlerinde çökmüş bir yolculuk,

İçlerinde, kimsenin bilmediği bir gurbet…

Ben baktım, taşların bile ağladığını gördüm,

Gökyüzü eğildi, rüzgâr sustu.

Biz hepimiz, dağılmış bir dua gibiydik,

Bir avuç sessizliğe yazılmış kaderimizle.

Mehmet Aluç

 


( Bir Avuç Sessizliğe başlıklı yazı kul mehmet tarafından 11.02.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.
 

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu