Durakta beş arkadaş beklemektedir: zaman, zenginlik, para, gençlik ve güzellik. Otostop çekmeye karar verirler.
Güzellik: “Evli-bekâr, genç-yaşlı beni kim görürse cazibeme dayanamaz.” der.
Gençlik: “Benim azmimi, enerjimi, direncimi, pratiğimi ve kuvvetimi gören beni yarı yolda bırakmaz.” der.
Zenginlik: “Beni hayatın tek gayesi sanıyorlar; gücün, otoritenin ve itibarın göstergesiyim.” der.
Para: “Beni insanlar el üstünde tutarlar, yüzüm sıcaktır; kimi cebinde taşır, kimi yüreğinde. İstediğim her şeyi yaptırırım; ayrıca nice işleri hem kolaylaştırır hem de zorlaştırırım.” der.
Zaman ise sessiz kalır…
Derken bir araç durur ve şoför dört kişilik yeri olduğunu söyleyince bu arkadaşlar araca alelacele atlayıverirler. Fakat on metre gitmeden fark ederler ki arkadaşlarından biri eksik. Şoföre derler ki:
“Arkadaşımızı hemen dönüp alalım, yoksa biz onsuz gitmeyiz.”
Durağa geldiklerinde çevredekilerin şu sözü kulaklarında yankılanır:
“Onu herkes arar ama kimse bir türlü bulamaz.”
Gençliğin, güzelliğin, paranın ve zenginliğin varlığı zamana bağlıdır… Sessizdir fakat en ağır hükmü o verir.