Ahlakçı şakşakçı…
Sözde inkılapçı…
İki yüzlü alkışçı…
Sözde ahlakçı…
Ahlakçı şakşakçı,
Dün başka, bugün başka,
Dili başka, kalbi başka,
Yüzü başka, maske başka!
Alkış tutar zalime,
Yarar varsa yanında,
Hak deyince sus pus olur,
Vicdanı kalmış parkta!
Baba mesleği alkışçı,
Dedesi olmuş itirafçı,
Görünüşü arkadaşça,
Ama aslında inatçı…
Okumuş atom bilimci,
Aklı dört dilim, işler çevre bilim,
Ama tek icraatı pantomim,
Ağaç gibi durur iç gerilim…
Belki yüksek öğrenimli,
Ama eli molotof kokteyli,
Dünden kalma üniversiteli,
Aklı ayıya benzer biçimli…
Fikri asosyal, dünyası materyal,
Bekler hep bir sinyal, kendini mediko-sosyal,
Gerçekte kolonyal, sanki her şey spesiyal,
Dili küfre meyyal, bak işte moral…
Görünüşü melekçe, adı Frenkçe,
Gözleri çevikçe, dili dönekçe,
İmanı biraz ürkekçe, zekâsı iblis vari,
Bencilliği büyükçe, ruhu karanlık…
Giyer pahalı şayak, ama aklı kırkayak,
İçer su niyetine konyak,
Fikri olur paranoyak,
Şahane eseri dilber kızı,
Evde var sıkıyönetim, kız sanki baskı resmi,
Yemek var mı derim, der ki höşmerim,
Aklı nevresim, fikri kestirim…
Bir huri ağır sıklet,
Görmedi böyle bir dilberi cumhuriyet,
Yalanım yok bu hakkaniyet,
Oldum ona teslimiyet…
Ahlakçı şakşakçı,
Dün başka, bugün başka,
Dili başka, kalbi başka,
Yüzü başka, maske başka!
Alkış tutar zalime,
Yarar varsa yanında,
Hak deyince sus pus olur,
Vicdanı kalmış parkta!
Aklım vardı virane, sanki tımarhane…
Gönlümü verdim bir dilbere, cevap alamadım…
Ne hikâye…
Ama bu şarkı bitmez, devam eder…
https://youtu.be/ha5wfcbbAHc