
BEHLÜL KAÇAR
bir güz yangının tam ortasından sesleniyorum
baraj kapakları açıldı yıllarca bozulmasın diye sustuğum tüm duyguların
soğuk bir bayram gecesi cinnet geçirdim
vurdum içimde herkesi
ıslak keçeden kanca çıkarmak gibiydi
acıyı ben çektim
velâkin onlar öldü
nedü belirliydi artık yönümün
bir geceydi ki sabaha aynı kişi olarak uyanmadım
dar geldi dünya dağlar dayanmazdı ama ben dayandım
bir güz yangının tam ortasından sesleniyorum
öldüler yaralı da olsam ilk defa ben yaşadım..
şimdi temizlik zamanı dedim kendi kendime
bu kadar cesetle yeterdi kırk yılı aşkındır yaşadığım
hepsini kendi çöplüklerine bıraktım
canlarını sildim gönül evimin
yerlerini d’izlerimden kan gelene kadar
içim pırıl pırıldı
bomboş hissetmem de çok doğaldı
ve yorgun
kolay değil yıllardan arınmak
doğmak küllerinden
hiç tanımadığın yollara adım atmak
üç şey alacağım yanıma
kuşum kedim ve kızım
kardeş eş dost tanıdık istemiyorum
telefonumu marmaraya bırakıp
gideceğim
bulunmadığım yerden yiteceğim..
ne fakirlikten korkuyorum ne sokaklardan
siz şaka mı zannediyorsunuz sevgili kul olmayı
meryem’e o meyveleri kim getirdi
kuşum kedim kızım
ne çok fazla ne çok azım..
amasra’ya giderim belki belki gerze’ye kim bilir yolum nereye uzanır
dağ istiyorum küçük bir kasaba
ağaç görmek istiyorum göl deniz camdan bakınca
daha samimi insanlar
küçük heveslere kurban edilmemiş büyük insanlar
sevmenin sadakatin şefkatin hoşgörünün ne demek olduğunu unutmamış insanlar
paraya şehvete şöhrete tapmayan insanlar
belki hayatla bile barışırım o zaman
kim bilir
emin olduğum tek şey var
behlül kuşunu kedisini kızını alır ve bu kez gerçekten kaçar..
Canan SERGÜL 🐛