Kaldır başını, göğe bakmalısın gururla;
Sırtına vurulan yükü bir tebessümle uğurla.
O öpülesi ellerin hatırına yaşıyoruz şüphesiz.
Siz elimizi kavrayıp bir anne şefkati ile korurken; en sarp dağları aşar, hiç düşmeyiz.
Biz, sizlerin emrine itaat edenleriz; her ne olursa olsun rütbemiz.
Söyleyin; varlıklar nasıl yaşar güneşsiz?
Ey kâinatı gülüşüne, yüreğine ve gözüne sığdıranlar!
Kıskanır sizi görse en mahir bahçıvanlar.
Hangi hadsiz kaldırırsa elini, uzatırsa dilini; hiç şüphesiz o yılanın başını ezeriz.
Siz bizim için, biz de sizin için bu dünyanın kahrını da derdini de sinemizi öne koyarak hep çekeriz.
Ant olsun ki sizin bir damla hüzünlü yaşınıza bu dünyayı yakar, biçer; bir kuru ağaç gibi kökünden keseriz.
Cennet kokusunu sinemize bir hoş nefes eyleyen sizler...
Ancak o kokudan meyledip size amade olur bizler.
Her ağaç, yapraklarında binbir sır gizler.
Ancak havlayıp diş göstermeyi bilir iki ayaklı zelil itler.
Sizden yahut bizden sayılmak ister bu ucube tipler;
Hep yalan, fesat konuşur o çelimsiz diller.
Meyus bir hâle bürünür, bizleri görünce o aşağılık piçler.
Ey insanoğlu olan şairane şahsım!
İnsan olan için yazacağım daha nice şiir; bu da olsun benim ahdim.
Özümüze dönelim; geçmişe, geleceğe, Hakk’a layık yaşayalım halkım!
(
Göğe Bakmalısın Gururla başlıklı yazı
muhammet-furkan-sayan tarafından
27.03.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.