Öğle yemeğinden sonra hem tokluğun hem de havanın etkisiyle insan mayışır; içinden hiçbir şey yapmak gelmez, uyumak ve dinlenmek ister. Tam o sırada içeri giren şef, elemanlarını savaşta yenik düşmüş asker gibi görünce üzerlerindeki ölüm toprağını dağıtmak istedi.
Afyer’e dönüp: “Gittin mi?” diye sordu, cevap vermesini beklemeden Nergis’e, sonra Fadime’ye, Sibel’e yöneltti aynı soruyu.Afalladılar.
“Bugün son gün, gittiniz mi?”
Kimseden ses çıkmayınca Sibel atıldı ortalığa:
“Nereye, Necmi Bey? Nereye gidecektik?”
“Vergi dairesine.”
“Niçin?”
“Vergi beyannamesi vermek için.”
“Biz mi ödeyeceğiz vergiyi? O ev sahiplerini ilgilendiriyordu bildiğim kadarıyla.”
“Siz de güzelliğinizin ev sahipliğini yapıyorsunuz, bildirin ki cezaya çarptırılmayın.”
“İlahi, Necmi Bey,” dediler hep bir ağızdan, “alem adamsın…”
Ofisin havası değişmiş, kıkırdamalar başlamıştı.