Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler
(0 oy)

Bir Papatya Falından Çok Fazla

Benim aşkım,
bir papatya falının avuçlarımda titreyen kaderiyle başladı
parmaklarım yaprakları koparırken
aslında kalbimi bölüyordum ikiye
seviyor dedikçe çoğalan bir umut,
sevmiyor dedikçe derinleşen bir uçurum.
Ve sen
o ince ihtimalin içinden
en sessiz yerimde filizlendin,
adını koyamadığım ama yokluğunu hemen anlayacağım bir eksiklik gibi.
İlk başta rüzgâr gibiydin,
gelip geçeceksin sandım
ama meğer baharın kendisiymişsin,
ben fark etmeden içimde mevsim değiştiren.
Gözlerin değdiğinde zamana,
takvimler bile şaşırdı hangi gün olduğunu
çünkü seninle başlayan hiçbir şey
eski adıyla kalmıyordu,
her şey yeniden adlandırılıyordu kalbimde.
Sonra güle dönüştün içimde
kırmızı, derin, biraz da acıtan.
Seni sevmek,
kanamayı göze almak demekti, 
her dokunuşunda biraz daha öğrendim
aşkın sadece okşamak değil,
bazen yanmak, bazen susmak,
bazen de kendini bile terk etmek olduğunu.
Yağmurlar yağdı üzerimize,
ne tamamen hüzünlüydük
ne de tam anlamıyla mutlu, 
ikimizin arasında asılı kalan
adı konmamış bir mevsimde yaşadık uzun süre
ne ayrılık diyebildik buna
ne de tam bir kavuşma.
Sonra
sen orkide oldun benim içimde
nadide, kırılgan ama bir o kadar derin.
Seni anlatamaz oldum başkalarına,
çünkü sen, anlatıldıkça eksilen bir şeydin, 
kelimeler sana değdiğinde anlamını kaybediyordu,
sen ancak susarak büyüyen bir hakikattin.
O sırada başka aşıklar geçişiyordu yanımızdan
bir bankta el ele oturanlar,
bir ayrılığın eşiğinde sessizleşenler,
gece yarısı telefon ekranına bakıp
bir mesaj bekleyenler. 
Kimi sevdiğini kaybetmenin eşiğinde,
kimi henüz başlamamış bir sevdanın hayalinde.
Hepsi başka bir hikâyeydi,
ama ben hepsinde biraz seni gördüm,
ve hepsinden biraz daha sana döndüm
çünkü hiçbirinde senin kadar ben yoktu.
Zaman aktı
yaz kavurdu, içimizi susuz bıraktı,
kış dondurdu, kelimeleri bile kırılganlaştırdı,
sonbahar eksiltti, içimizden parçalar aldı,
ilkbahar yeniden hatırlattı
neden başladığımızı.
Ve sen, 
begonvil gibi kök saldın bana.
Duvarları aşan,
yılları unutan,
rüzgârın yönünü bile değiştiren bir sabırla.
Artık ne koparılacak yaprak kaldı
ne de solacak bir çiçek
sen, zamanın bile söküp atamadığı
bir kök oldun içimde.
Fırtınalar geldi,
denizler kabardı,
ben dağıldım bazen
ama sen kal dedin içimde,
ve kaldım
her dağılmamda beni yeniden toplayan
tek gerçek gibi.
Benim aşkım,
artık bir başlangıç değil, 
bir ömürlük anlatının tam ortasında
ismi efsaneye dönüşmüş bir hikâye.
Diller değişse de anlamı değişmeyen,
mesafeler artsa da azalmayan bir şey.
Şimdi bak
içimde berrak bir deniz var,
dalgaları senin adınla kıyıya vuruyor.
Kıtalar bile ayıramaz artık bizi,
çünkü ben nereye gidersem gideyim
sen hep içimde taşınan bir yurt gibisin,
sığınabildiğim tek gerçek.
Ve ben biliyorum
bir papatya falının titrek ihtimalinden
asırları aşan bir aşka dönüşen
bu şeyin adı sensin
ve artık hiçbir fal,
bunu değiştiremez..! 
Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)
  • Yorumlar 2
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Bir Papatya Falından Çok Fazla

basak-kaya basak-kaya