Sahipsiz bir yalnızlık bu,
Köşede mahzun bekleyen...
Tökezlemiş ilk sapakta,
El uzatılmayan;
Cebi delik, fukara bir boşlukta.
Üstünde akşamdan kalma tozlar;
Kalkacak da,
Dizlerinde son dermanı yoklar.
Bakışları uçsuz,
Karanlıkta asılı kalmış;
Tüm zamanları donmuş,
Kendi sesinden bile korkar olmuş,
Gelmeyecek olanı bekliyor.
Öylece duruyor ortalık yerde;
Sokak lambalarının şavkı düşüyor
Yavaştan üstüne.
Boş bakışlar arasında kalakalmış,
Kimsesiz, yamalı yüreğiyle.
Biri eğilip kulağına,
"Nefes al," deyip fısıldasa;
Unutacak takıldığı o sapağı.
Bir solukla,
Kendi sesine uyanacak belki uykusundan,
Avucuna düşen ılık bir dua gibi.
Yavaşça doğrulacak tozlarının arasından;
Çünkü bazen sadece duyulmak istediğinden,
Geceleri vurur bağrından.
Dizlerine birden derman gelir,
Usulca kalkar gölgelerin ardından.
Bir küçük fısıltı yetecek;
"Geldim, buradayım," diyen bir sesle;
Sonra uyanacak nihayetinde.
Yamalarından tekrar çiçek açacak,
Karanlığın tam orta yerinde...
02.04.2026
Sibel ARSLAN
Yazarın
Önceki Yazısı