Suskun Bakışlar
Saydam bir aynaya bakıyordu;
İçinden kırılıyor,
İçinden susuyordu
Suretinde izlediğim.
Konuştuğunda anlaşılamamak
Acıtıyordu sanki yüreğini.
Kendi bakışlarında değildi
Sanki görmek istediği;
Herkese kör olmaktı,
Belli ki görmekten vazgeçmekti niyeti.
Gözleri hâlâ ıslaktı;
Nemli nemli, azıcık ağlamaklı...
Derin bir suskunluk içindeydi.
Bakışlarında buzul bir ürperti,
Ötesi isyankârlıkla dolu.
Bir kabullenemeyişin çaresizliği ile
İçinden sayıklıyordu:
"Benim yüküm bu,"
Oysa ne dışarıdaki rüzgârın bir bildiği vardı,
Ne de uzun uzun baktığı aynanın söyleyeceği bir söz.
Görüyordum;
Yavaştan yerleşiyordu yüreğinin en tenha yerine.
Ve o aynadaki suret,
Hiç kimsenin bilmediği bir dil ile hıçkırıyordu.
Çünkü bakmak, bazen görmemeyi seçmekti.
Artık kimseden ne bir ses,
Ne de yüreğine bir temas istiyordu.
Kendi karanlığında,
Kendi ışığını söndüren bir yalım gibi
Sahneden yavaşça çekiliyordu.
Lebisa
1 Mayıs 2026
- Yorumlar 3
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.