Tema
Üye Ol Giriş Yap
Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Sesli Şiirler Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler
ebru-can ebru-can
25.04.2026 · 76 · 3 · Tahmini 3 dk okuma
Son Yazıları
5 (2 oy)

KURUKAFA

                                                 KURUKAFA

Wynne gemisinde, bir bayrak dalgalanıyordu; çapraz kemik üzerine kurukafa ve altında bir kum saati. Bunun anlamı; zamanın tükenmekte olduğunu , ancak teslim olarak ölümden kurtulabileceklerini simgeliyordu. Evet, bahsettiğim korsan bayrağı.

 Bakanların hissettiği, yakma, yıkma ve ölüm. Aynı simgeyi başka bir yerde daha görürüz. Çapraz kemik ve kurukafa; ölüm riskinin fazla olduğu yerlere uyarı mahiyetinde asılır. Elektrik ve kimyasalların bulunduğu alanlarda.

 Anlayacağınız ölüm ve korkunun simgesi; kafatası. Simgenin insanlarda uyandırdığı hisler pek de hoş değil. Korku, irkme ve kaçış.

Bu algı bile insandan insana farklılık gösteriyor. Birileri, doğru ifadeyle geneli bu simgeden hoşlanmazken, ben misali seven insanlarda yok değil.

 Çalışma masamda küçük bir insan iskeleti maketi, adı bile var; KIRILGAN. Bazı zamanlar sohbet arkadaşım, dert ortağım. Bunun yanında yüzükler, küpeler, kolyeler, kurukafa modelli. Kurukafa baskılı tişörtleri bulmam içinde genellikle erkek reyonlarını dolaşmam gerekiyor. Bunun mesajı; kadınlar ölümden daha çok korkuyor. Ölümü hatırlatan yerler( mezarlar, musalla taşı) pek uğrak yeri değil. Bu yüzden cenaze namazlarında nadir bulunuşları. Kurukafa objelerinin soğuk oluşu. Uzak durmayan ve üzerinde taşıyanlar satanist imajı çiziyor.

 Bu algının oluşması çok doğal. Büyü işleri, ayinler, karanlık sanat kurukafa ile hep el ele.

 Satanist miyim? Büyücü? Şaman? Tabii ki hiç biri değilim. Kurukafayı bu kadar sevmemin( aslı değil de, simgesini) elbet sebepleri var.

 İnsanlar için simgeler, objeler, hatta şarkılar, mekanlar yükledikleri anlamlarla şekillenir ve değerlenir.

                                                1

Aynı şarkı bir kişide güzel bir anıyı tazelerken, başka birisinde travmayı canlandırır. Aynı şarkı eşsiz güzellikte ve ritimdeyken, diğerinde fırtınalar koparır. Şarkıyı güzel yapan, değerini artıran şey, yüklü olduğu anılardır. Kokular için de bu geçerlidir. Yanan odun kokusu birinin çocukluk anılarını canlandırır, köyünde kaynayan kazanın içerisindeki buğdayı anımsatıp iç geçirtirken, diğerinde alev almış kulübenin ortasında kaybettiği hayatları hatırlatabilir.

  Sözün kısası benim kurukafalar bana ölüm harici bir çok şeyi anımsatıyor. Bir kurukafayı önünüze atsam, eğer bu konuda uzman değilseniz kadın ya da erkek mi olduğunu bilemezsiniz. Kurukafalarda etiketlemeler yoktur. Makam, mevki, zengin, fakir, ahmak ya da bilim adamı  mı bilemezsiniz. Hepsi aynı konumda, toprak altındadır. Eşit insanlar, etiketten uzak hayatları anımsatır bana.

 Hem ağlayan bir kafatasına şahit oldunuz mu?  Kurukafalar mutlak mutluluğu yakalamış varlıklardır. Ölümün korkunç yüzüne bile gülerek meydan okumuşlardır. Deyimlere bile sokmuşlar kendilerini “ pişmiş kelle gibi sırıtmak” . Sanki acı, üzüntü onlar için son bulmuş. Onlara her bakışta bana bir mesaj verirler; “ hep mutlu ol, tebessüm et.”

 İşte bundan onlardan ürkmeyişim, sevmem, sevimli gelmeleri. Bir göz bakış açısını değiştirir, bu da yürekteki acısını. Dünyada bulunan tüm simge, imge, sembol, varlık her şey  bizim yüklediğimiz anlamlarla hayat bulur. Bu dünya, ya bir korku evi ya da seyran edilen bir seyirlik…

 

 

 

                                                2

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
5 (2 oy)
  • Yorumlar 3
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

KURUKAFA

ebru-can ebru-can