HEDİYE PAKETİ
HEDİYE PAKETİ
Ellerime uzatılmış bir hediye paketi. Benim surat o biçim;
gözler fal taşı, dudaklar tebessüm pozisyonu; hafif ayrılmış, kaşlar yukarı
kalkmış. Duygu, jest ve mimiklerle desteklenmiş. İnsanı heyecana boğan şey ne
paket, ne içindeki, insanın kalbini pır pır ettiren; merak. Bilinmeyene olan
heyecan. Paketin içerisinde ne olabilir?
-
Tek
taş yüzük?
-
Son
model cep telefonu?
-
Pahalı
bir parfüm?
-
Hımm, kolye ya da bileklik mi?
İçindeki bilinmezlik,
insanın elde etme isteğini kamçılıyor. Biran önce açmalı ve benin dediğim
metaların arasına katmalı. Böyle istek uyandıran, heyecan yaratan şey elde
edildikten sonra sıradanlaşır. İnsanlar elde edemediklerinin delisi, elde
ettiklerinin nankörü olurmuş.
Her neyse, şimdi
önceliğimiz paketi almak. Sıra gözetmeksizin ve nezaket göstermeksizin paketi
parçalayıp, içine bakmak. Paket olabildiğince özenli yapılmış, harika; afilli
yani. Benim iç ses galeyana gelmiş durumda .
“ Vaay! Paket
böyleyse, içindeki? ALLAAAAH!”
Karşı elde duran paket, büyük bir iştahla ellerim tarafından
kapılıyor.
“ Ay canııım! Ne
zahmet ettin, mahcup oldum valla.”
Heyecanla açıyorum. Kucağıma oturttuğum misafirimin saçını ,
başını yoluyorum.
Biran önce özdeki cevhere ulaşmam lazım. Bekle beni çok az
kaldı. Ya cebime, ya parmağıma ya da gerdanıma takılmak üzeresin.
Paketle cedelleşmem
kısa sürüyor. Yapıştırılan bantlar, bağlanan kurdela, parlak jelatin,
tırnaklarıma pek dayanamıyor. Ortaya müthiş bir kutu çıkıyor. Define
avcılarının günlerce toprak kazıp, altın dolu küpe ulaşması gibi, ruhuma bir
duygu yayılıyor. Kutu bu kadar güzelse , içindeki hediye de çok pahalı bir şey
olmalı.
Nihayet kutuyu
açıyorum.
“ Aaa! Bu da ne? Bu ne bee! Ama bunun içi boş!
Arkadaş “ evet, kutu hoşuma gitti. İçine değerli
şeylerini korsun.”
!!!
İçimden bir çığlık kopuyor, “zahmet edip değerli bir şeyi sen
koysaydın ya!”
Dış sesim “ hı, aynen
paket çok güzelmiş; aynı bazı insanlar gibi, fizik harika ama içi boş.
Yüreğime garip bir
hüzün oturuyor. Yüzüme konuk olan tebessüm, mahzun şekilde çekip gidiyor.
Heyecanın yerine, hayal kırıklığı gelip kuruluyor.
Arkadaşım “ ay
beğenmedin mi yoksa? Kıymetli eşyalarını korsun diye almıştım”.
Evet çok doğru bir
hediye, ilk kıymetli eşyamı koymuş oldum. HAYAT DERSİ; sakın görünüşe aldanma
ve anlam yükleme. Sabret, tecrübe et, beklentini yüksek tutma, dikkatle tanı.
Teşekkürler
arkadaşım. Hediyen çok anlamlı ve değerli.
- Yorumlar 2
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.