Doğru Kelimelerin Hikayeleri 11
“Doğru” kelimesi Türkçede birden fazla anlam taşıyan zengin bir kavramdır ve kullanıldığı bağlama göre farklı şekillerde yorumlanır.
En yaygın anlamıyla doğru, gerçeklikle uyumlu olan, yani yanlış ya da hatalı olmayan bilgiyi ifade eder; bu anlamda bir şeyin doğru olması, onun gerçeği yansıtması demektir. Aynı zamanda ahlaki bir boyutu da vardır: davranışların dürüst, adil ve etik kurallara uygun olması da “doğru” olarak nitelendirilir.
Bunun dışında matematik ve geometride “doğru”, iki nokta arasındaki en kısa ve düz çizgiyi ifade eder ve sonsuza kadar uzanan bir yapıyı temsil eder.
Günlük
dilde ise bir kişinin dürüstlüğü, güvenilirliği ya da bir kararın isabetli
olması için de “doğru” kelimesi kullanılır. Yani “doğru”, hem bilgiyle ilgili
bir kesinliği hem de davranışla ilgili bir etikliği kapsayan, ayrıca teknik
alanlarda da somut bir anlamı olan çok yönlü bir kavramdır.
Doğru/ sıfat 1. bir ucundan öteki ucuna, sonuna değin yönü
değişmeyen. "dönemeçsiz, doğru yolları severim"
2. yalan olmayan,
gerçek olan. "bu gazete doğru habercidir"
3. yerinde olan, akla, mantığa uygun bulunan. "doğru
söze ne denir?"
4. gerçeğe ya da kurala uygun olan, yanlış olmayan.
"doğru hesaba bir şey denmez"
5. mec. yasa, yöntem ve töreye bağlı, kendisine güvenilir,
çalıp çırpmayan, dürüst (kimse). "doğru insan az kaldı"
6. (saat için) ileri ya da geri gitme huyunda olmayan,
şaşmadan işleyen, zamanı tam gösteren. "benim saatim doğrudur, saniye
şaşmaz"
7. ad gerçek. "doğruyu söylemek gerekirse.."
benzer: hakikat
8. sıfat felsefe terimi düşünme yasalarına, gerçeğe uygun
olan. "insan doğru yargı verebilmelidir"
9. ad matematik terimi iki noktayı birleştiren en kısa
çizgi.
10. belirteç yanlışsız ve eksiksiz bir biçimde. "çocuk
sözcüğü doğru yazmıştı"
11. belirteç hiçbir yöne sapmaksızın, dosdoğru olarak,
doğruca. "bu yol doğru bizim köye gider"
12. belirteç (zaman anlatan sözcüklerden sonra) –e gelirken,
–e yaklaşırken, yaklaşık olarak. "akşama doğru yola çıkarız"
13. ilgeç (edat) karşı, yönünce. "anne oğluna doğru
eğilip onu öptü"
14. sıfat (son yıllardaki kullanımlarda) işe yarar, uygun,
yerinde, tam. "doğru aşk, doğru koca az bulunuyormuş"
15. dik oturmak.
16. kımıldamamak.
17. yaramazlık yapmamak, uslu durmak.
Peki köken olarak baktığımızda bu konuda danışabileceğimiz
üstad nişanyan ne diyor... köken eski türkçe togru veya toguru “yönlüce,
yönünde, direkt” sözcüğünden evrilmiştir. bu sözcük eski türkçe togur-
“yönelmek” fiilinden türetilmiştir. (kaynak: gerard clauson, an etymological
dictionary of pre-thirteenth century turkish 473) eski türkçe fiil eski türkçe
tog- veya tug- sözcüğünden türetilmiştir. daha fazla bilgi için doğ- maddesine
bakınız. diye bizi yönlendirmiş
Aslında burada paralel düşünmüşüz hocayla...
Çünkü ben bu konuya rusçadaki ve türkçede aynı anlama gelen
dobra kelimesinden başladım ele almaya . dobra kelimesinin kökeninin bulgarca
sırpça olduğunu söylüyor üstad(lakin ben bu kelimenin bizdeki doğru
kelimesinden onlara geçtiğini düşünüyorum .)sonuçta bulgarlarda bir türk kavmi…
Rusça ,Bulgarca ve Sırpça
dobar, dobro ????? “iyi, güzel,doğru” sözcüğünden anlamındadır. tarihçe (tespit
edilen en eski türkçe kaynak ve diğer örnekler)
Dobra dobra “sözünü sakınmadan (zarf)” [cumhuriyet - gazete,
1930] en büyük hatası muhitini idare edecek şekilde kurnaz davranamaması dobra
dobra hareket etmesidir.
Dobra “sözünü sakınmayan (sıfat)” [cumhuriyet - gazete,
1963] herberger beğenmemişti takımımızı. dobra konuşan adamdı.
yavaş yavaş konuyu derinleştirelim ... doğru kelimesinin ilk ve gerçek anlamı ...gerçek yani hakikat, realite anlamını taşır çünkü köken olarak doğurmaktan gelir, ve aslı doğuru dur doğum en büyük gerçektir dillerin geliştiği zamanları düşünürsek babalık iddiasında bulunan birisinin ilk ve tek kanıtı o çocuğu doğuran kadının şahitliğidir.
Hatta kitabı elimizde olan en eski din Yahudilik te soy
atadan değil anneden gelir . islamda da bunun örnekleri vardır cenaze
definlerinde hocalar talkım verirken ölen kişiyi yani mevtayı anne ismi ile
çağırır ve hitap ederler çünkü bir kişinin babası belli olmasa bile annesi
kesindir ... o yüzden doğru - doğuru kelimesi doğumun tartışmasız gerçekliğine
dayanır. aslında yanlış - yanlı iş kelimeside yanlı doğru olmayan ,doğruyu
aksettirmeyen anlamındadır .
şimdi gelelim dobra kelimesinin köklerine.
Aslında bu kelimenin toğra
yani tuğra kelimesinden geldiğini düşünüyorum…
Hepinizin de malumu olduğu gibi tuğra hükümdarların imzasıdır., yani bir emrin bir fermanın altında tuğra varsa o emir gerçek ve doğrudur.
Peki gelelim bu toğra nasıl dobra oldu?
Orta asyadan batıya türk kavim göçleri olduğunda kıpçaklar ,oğuzlar ,bulgarlar ,peçenekler hep slav halkları ile birlikte yaşadılar ve bu slav halkları toğra kelimesini doğru gerçek iyi anlamında kullanmaya başladılar lakin toğra değil dobra diyorlardı çünkü onların alfabelerinde ğ harfi yoktu ona en yakın har ise v harfi idi ve onlar v sesini b harfi ile yazıyorlardı , belki yüz hatta binlerce yıldan beri birlikte yaşayan bu halklar türk lerden gelen bu kelimeyi kril alfabesinde b yani bizde v olan bu harfi bu türk kültürü etkisi ile türkçedeki b harfi gibi okuyup dobra dediler .
İngilizcedeki ,TRUE kelimesi bizim DOĞRU kelimesinin farklı telafuz edimesinin bir örneğidir.
Hatta son dönem yapılan araştırmalarda latin harflerinin kökenininde türk alfabesi olduğu savunuluyor...
Türk dilinin evrenselliği ve kökleri o kadar genişki gerçekten bu konuyu dava haline getirip araştırmalar yapılması gerekiyor, ben acizane bu kanıdayım ve çabam bu yönde ,ve tarihe bir not düşmek için bunları yazıyorum ,okuyan olsun olmasın benim için hiç bir önemi yok...elbet bir gün birileri bu yazıları araştırmaları okuyup bir hedefe yönelicektir...
Evet geldik yine bir kelimenin hikayesinin sonuna ...
sürçi lisan ettiysek af ola
,kalın sağlıcakla .
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.