Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler
(0 oy)

Kanunların Gelişimi

KANUNLARIN GELİŞİMİ 


        Günümüz tarihçesinde insan iradesinin ,seçilmiş diğer insan iradesince çizilmiş sınırlarına kanun diyoruz..Hareketleriniz sözleşmeleriniz ifalarınız kanun dairesinde yapıldığında serbesttir..

       Yüz milyon yıl öncesini karbon testleri ile tanımlama yapabilirsiniz .Ama yazının icadından önceki tüm tanımlamalar Faso fisodur..üç defa yakılan İskenderiye kütüphanesi ve Endülüs de yakılan en iyi  seçmelerinin 1 milyon tanesinide düşündüğümüzde her tanımlama eksik kalır..

        Bu durumda yazının mucidi Sümerler de tanrı adına hareket ettiğini söyleyen din adamları ve uygulayıcıları ile insan iradesinin sınırları çizilmeye başlanmıştır..

       -Doğa üstü güçlere dayalı inanç sistemi gereği tanrıları kızdırmayacaksın

         -Tapınak ve bireysel malları çalmayacaksın 

          -Zigguratlar yolu ile her yıl toplanan ve çizilen insan kaderini yumuşatmak için kurban ve sadaka yerine mahsulden vereceksin 

         -Toplumsal huzuru bozacak büyü ve tılsımlardan kaçınacaksın 

           Bunun yanında gerek Sümerler gerekse Mısırlılar ileri tıp ve bilim verilerini gelecek nesillere aktarmak için bir taban oluşturmuşlarsa da bu taban yangın ve savaşlarda yok edilmiştir..Bagdat ,İskenderiye ,Gırnata (Granada) yakarlen “zafer sarhoşu” olanlar aslında tüm insanlığa ait bir veri tabanını da yok ederek,geleceği karartmışlardır..

       Kural koyma gücü ,Din adamlarından ,doğrudan parlamento yönetimi ile halka geçmiş ,dağınıklık ve yönetim zaafiyetleri, kral ve imparatorları doğurmuş ,ortaya çıkan koyu despotizm kuralları ile dolaylı iradeyi yansıtan parlamento ile halk iradesinden dayanan kanunlar oluşmuştur..

         Parlamentolu yaşama 1923 de geçen Türk halkı ilk önce devletin varlığının tahkimi için öngörülen yasalar altında ve kentleşmeden bihaber olduğu içinde köy arazisinden öteye gitmeyen yaşamı ile ortaya çıkan kanunlarla tanışmadan bile  bu dünyadan göç edenler olmuştur.. 

           2.Dünya savaşının başlaması ile ortaya çıkan savaş ihtimali ,varlık vergisi ile kentlileri , seferberlik emirnameleri ile mahsulüne el konulan köylüleri vurmuştur.

            Takvim yaprakları 1950 lileri gösterdiğinde köylü mahsulünü eve gizli yaptırdığı duvarlarla ördüğü mahmül denilen yerlere doldurarak,bir nevi kendi malını hırsızlayarak sahip olabilmişti..Hür iradenin ne demek olduğunu, o zaman iliklerine kadar hissetmiş ve jandarma köye geldiğinde asker kaçakları bayıra kaçarak yayılırken ,ağalar eliyle doyurulan ve bakımı yapılan ekip gittiğinde hem ağanın eli güçlenmiş hemde agaya minnetarlık atarak sistem tahkim eden uygulama erezyona uğramaya başlamıştır.

               Kural koyucuların halktan kopuk yaşama sahiplikleri ,radyo ve tv yayımları ile onlarca yıl önce tanışan, batılı toplumu yerine ,sadece pil bitmesin diye haber dinleyen,radyo kutusunun içinde insan arayan bir toplumdan,bugün ki 5G toplumuna evrildik…

                  14 Mayıs 1950 tarihinde Demokrat Parti ilk kez dürüstçe, gizli oy-açık tasnif usulü ile yapılan seçimden %52.7 ile seçimden zaferle çıkmış ve 487 milletvekilinden 416 sını almıştır.İlk dört yılda benimsenen liberal ekonomi ile karayolları ile tanışan Türkiye ,köy kentleri birbirine yakınlaştırmıştır.Barajlar yapılmıştır.Türkiye Kalkınma Bankası kurulmuştur.Türk çiftçisi traktör ve makinalı tarımla tanışmaya başlamıştır..Son 10 yılın ikinci yarısında ise iktidarı kaybetme korkusu ile vatan cephesi ,tahkikat komisyonu,basın sansürü,Kırşehir in ilçe yapılması gibi TC ne karşı yapılan amerikancı ihtilal de kendisine karşı kullanılan zaptu rapt yasalarını çıkarmıştır..

                    27 Mayıs 1960 da sabaha karşı ABD güdümlü ilk ihtilal ile millet kopuşu,ayrıştırmalar dayalı politikaların temelini oluşturan anayasayı yapanlar yönetimi ele geçirmiştir..Mesleki örgütlenmeler göre gelişen tekaüd ve yardım sandıkları,Atatürk milliyetçiliği adna dönüştürülen Türk milliyetçiliği gibi yerleşik kavramlar ,toplumsal çözünürlük anlamına gelen ayrışma metoduna dönüşürken ayrılıkçı yapılanmalar, özgürleşme adına oluşmuş 12 Eylül ihtilal öncesinin taşları döşenmiştir..Ara rejim muhtıra ve ihtilal girişimleri kuralları millet aleyhine ve fakat kamu idaresi lehine ilerlemesine yol açmıştır ..Sokağa çıkma yasakları,valilerin tanrılaşması halk günü haricinde görüşme ihtimalinin olmaması ,sağlık uygulamalarına erişim zorluğu veya maddiyatı olanların ulaşabilirliği

Merkezi yönetimleri ,siyasi parti,meslek örgütlerinde genel başkanları ilahlaştırırken, üyeler ve vatandaş kristalize olarak, adı olan hak ve hürriyetlerden, eylemli olarak yararlanamama hakkına sahip olmuştur..Hak ve hürriyetler ,neredeyse sadece yönetimde bulunan kişi veya kişilere yakınlığına göre derecelendirilmişti ..

           12 Eylül 1980 geldiğinde despotizm tepe noktasına ulaşmış yasak dövizi bir gün önceden Maliye Bakanlığı haner uçurması ile alarak zenginleşenler,gemilerini açıkta bekleterek gümrük oran indirimleri ile durduğu yerde kazancına kazanç katanlar,”…o gün dev gibi bir orduyu yendik “dizeleri yerine “o gün tır dolusu parayı kazandık “dizelerini getirip koydular ..

            Ucuza kapattıkları Dağları taşları ipotek gösterip hibe kredileri,temelsiz fabrika temellerinin teşviklerini,gösterdikleri ihraç paketlerine doldurdukları toz toprak çuvallarının kdv iadesini deveyi hamudu ile götürmek tabirine uygun şekilde götürdüler..Artık devlet te ne ak saçlı bürokratlar kalmışdı ne de yeni yetişen vatan sevdalıları vardı? Toplumsal sorumluluk duygusu gelişmiş  800 bin kişi bir ay içinde ihtilal yasaları ile içeri atılmışdı ..Üniversite de çocuğu olan hangi karakolda olduğu alındığını bilmiyordu..O zamn da tutanak vardı..Ama ilinci yer değiştirmeden sonra bulana aşkolsun …Tüm bu hengameler içinde gelişen yasalar,çokdan alıp aza vermiyor aksine azdan gelenleri birleştirerek mutlu azınlığın ,varlığının çoğalmasına hizmet ediyordu..

         Hal öyle bir hal oldu ki örgütlüysen ve aktif çalışan örgüt liderlerin varsa şoförler odası gibi istediğin kanunu çıkarttırıp üyelerine külfet olan uygulamaları kaldırabiliyorsun ama çiftçi gibi yoğun bir kitle ve örgütlü değilsen varlık içinde yokluğu mahkum ediliyordur ..Bunun adı lobicilik faaliyetleri ile toplumsal düzen ve hiyerarşinin alt üst edilmesidir ..

        Topal demokrasi ,vergi mükellefi işen kümesin içinde tüyü yolunan kazsın ama hiç kaydı olmayanlar vergisiz ve sırf almaya yönelik ticareti sıkıntısız yapabiliyordu.. Sokak hırsızı işen  “nezareti ya nasip “diye görürken ,siyasi ve bürokratik hırsızlık yapanlar koruma ve kayırmanın esenliğini yaşıyordu..Topal demokrasinin birinci ayağı millet ayrıştırma metodu ile birbirine düşmanlaşırken meslek odaları ve siyasiler partiler yolu ile örgütlü bir şekilde muhalefet. İktidar farketmeksizin ye babam davasını yürütüyorlardı..Türk Devletinin tasfiyesi tarihde her zaman devlet organlarının zaafiyete bürokrat eliyle uğratılması , bürokrasininse ehliyesizliği ile bu zaafiyete ivme katması şeklinde gerçekleşmişti..

Fars dili ve edebiyatı etkisi ile Nizamiye medresesinin farsi etkisi ile Selçuklu İmparatorluğu röntgenini çekenler onu 150 yıl ancak yaşamasına sebep olurken zaten bürokrasi ellerindeydi..600 yıl yaşayan Osmanlı imparatorluğu Fatih sayesinde batıya yönelmişken ,Yavuz ve sonrası devşirmelerin bürokratik gücü ile dikkati diğer Türk devletlerinin üzerine çekilmiş Tarih sahnesinden Memlüklüler ve Safeviler gibi Türk devletleri bizzat Türklerce yıktırılırken ,arap ve Rus milleti nufuzuna katkı sağlanmıştır.Avrupa kıtası  ise Osmanlı tehdidinden uzaklaşarak ,Vatikan ın dini gücü ve tüm Avrupa nın kolonizasyon sebeb ile güçlenmesinin önü açılmıştır..Bunu yapanlar saray efradının etrafını sarmış kimisi din bilgini kisvesinde olan bir kaç dil bilen saray ın entrikacı bürorasisiydi..

      Dil bilmez saray efradı 18. Yüzyıla geldiğinde fener Rum patrikhanesinin lehde gibi gözüken fakat devletin iç işleyişine kadar tercümanlık yapmaları sebebi ile sahip oldukları bilgileri avrupalı ve Rus  egemenler lehine kullanması ile dirhem hesabı olarak kullanılan bir yapıya dönüşmüştür..O Yüzden biz Irak daki ABD saldırısına karşı tek kurşun sıkmayan askeri bürokratik satın alınmaları tarihden biliriz ve şaşırmayız..

          O yüzdeni bi devlette ,Tasfiye sürecine girilmek istenilmiyorsa ;bürokrasi sağlam ve satın alınmaz liyakat sahibi insanlardan oluşturmak zorundadır .Liyakat sahibi olsa emtialaşmış olanları ,yönetimden uzaklaştırmak var olmanın temel şartıdır..Kanunlaşma harketininde birinci öncülüdür

           Tarih çöpe dönmüş devletlerle doludır..


Torun Halili

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)
  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Kanunların Gelişimi

HALİLİ HALİLİ