Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler
(0 oy)

Statüko Din 2

STATÜKO DİN 2

 

1-       Tüm ibadetlerimizi Kur-an ayetleri ve Peygamber Efendimizin (sav) uygulamalarına göre yapıyoruz.  Peygamber Efendimizin (sav) dinde kural koyucu olduğu ayetle sabittir. (Necm 3-Nisa 65/80- Enfal 20-Ahzab 36) Yine Peygamber Efendimiz (sav) bir hadisi şeriflerinde “ “Dikkat edin, bana Kitap ve onun bir misli verildi… Dikkat edin! Allâh’ın Elçisi’nin haram kıldıkları, Allâh’ın haram kıldıkları gibidir.” (Ebû Dâvûd, Sünnet 6; İbn-i Mâce, Mukaddime 2; Tirmizî, İlim 10; Ahmed b. Hanbel, 6/8)

2-   Sahabelerin hayatlarının her anında odak noktaları Peygamber Efendimiz(sav) di. Hz. Peygamberin (sav) vefatından sonra insan fıtratı devreye girdi. Tehdit hadisi olmasına rağmen uydurma hadisler ortaya çıktı. Miras ayetleri ve Efendimizin(sav) uygulamaları ÖRF ve GELENEĞİN gerisinde kaldı. Servet ve Güç çok önemli bir hale geldi. Hile-i Şeriye zirve yaptı.

3-   Gerek şer’i konulara gerekse Tasavvufa yığınla HURAFE karıştı.

4-   Sahabe döneminin sonunda çoğu kötü niyetli kişiler tarafından Kelam tartışmaları başlatıldı. Akaid konularında huzursuzluklar yaşandı. İSLAM TARİHİNDE KİŞİLERİN NE SÖYLEDİĞİ DEĞİL ARDINDAN GELENLERİN NASIL ANLADIKLARI ÖNEMLİDİR. İbni Teymiyye Hanbeli mezhebinden bir fakihtir. Amacı dine sokulan Hurafelerle mücadele etmek olan İbni Teymiyye ardıllarının ifadeleri yüzünden Mezhepsizlikle ve Tasavvuf düşmanlığıyla suçlandı, suçlanmaya devam ediyor. (Konumuzla doğrudan ilgili değil ama; Darwin Ateist-Materyalist değildi. Ölümünden sonra fikirlerine Ateistler sahip çıktılar.)

5-    Dinimizde, tesettür hem erkek hem de kadın için farzdır. Kıyafet örfi dir. Tesettüre uygun olduğu sürece kıyafet önemsizdir. Sarık sünnet, cübbe, şalvar örftür. Dinimizin kuralı değildir. Baş örtüsü, Türban, peçe örftür.

6-   Tesbih sonradan ortaya çıkmıştır. Tesbihat parmakla yapılır. Camide cemaate tesbih fırlatmak anlamsızdır.

7-   Cenaze namazı gelenek değildir. Müslüman olduğu bilinenin cenaze namazı kılınır. Ateist-kafirin cenaze namazı kılınmaz. Cenaze namazı “Şahitlik”tir.   

8-   5 vakit Namaz tüm müslümanlara farzdır. Teravih namazı sünnettir. Cuma’nın son sünnetinden sonra kılınan zühri ahir namazı sonradan ihdas edilmiştir. İsteyen kılabilir ama ibadette şüphe olmaması gerektiği unutulmamalıdır.

9-   İbadetler tek değerlendirilir. Namaz kılmayan oruç tutabilir, Oruç tutmayan namaz kılabilir.

10-                  Müslümanım diyen bütün ayetlere inanmak ve kabul etmek zorundadır. Birisini kabul etmemek kişiyi KAFİR yapar.

11-                  İslam=Teslim olmak, boyun eğmek (inkıyâd) ve itaat etmek) İman “güven duygusu içinde tasdik etmek, inanmak” demektir. İmam-ı Azam’a göre İman ve İslam birbirinden ayrıdır. İbadet yapmayan günaha girer inkar eden kafir olur.

12-                  Müslümanı tekfir etmek (kafirlikle suçlamak) kişiyi dinden çıkarabilir.

13-                  Mezhepler ümmet-i Muhammed’e kolaylık sağlamıştır. Aynı konuda farklı fetvalar varsa en kolay olanı tercih edilir.

14-                  Meal Kur’an değildir. Her meal yazarı ayetleri kendi eğitim ve kelime hazinesine göre ifade eder. Kur’an lafız ve manasıyla Kur’an’dır.

15-                  Mucize(âyet (âyât) haktır. İsim olarak Kur’anda geçmemesi bir şeyi değiştirmez. Allah(cc) yarattığı mucizelerle peygamberlerini kafirlere karşı destekler. Mucizeyi inkar ederseniz (haşa) Allah’ın peygamberlerini yalnız bıraktığı gibi bir tenakuza düşersiniz. Allah muhafaza. Peygamberler Allah(cc) ın seçtiği, sıradan gibi görünse de vahye muhatap olmaları sebebiyle “ Özel” insanlardır. Peygamberler mucize yaratmazlar. Allah peygamberlerini vesile kılarak mucize yaratır. Mucizelere bilimsel bir kılıf bulmaya çalışmak akılsızlıktır.

16- İslam dininin temeli Allah’a imandır. (Ebu Hanife’nin şu sözü söylediği rivayet ediliyor: Zihninde Allah diye tasarladığı hayale ibadet eden kimse zihne ve hayale sığmayan Allaha ibadet etmedikçe küfürden kurtulamaz. Şeyh(Maturidi) diyor ki: zira Allah taalâ halkı yaratmadan önce, mekân tasavvuru ve mesafe fikri yok iken, herhangi bir şeyin içinde veya herhangi bir şeye bitişik ve ondan ayrı, veya bir şey üstünde veya onun altında, veya bir şeyin sağında veya solunda olma imkânları yok iken var olan, başlangıcı. Sonu olmayan(ebedi) bir varlıktır. Binaenaleyh O’nun sınırı ve sonu( haddi, nihayeti) olması tasavvur edilemez. O, nasıl idi ise, olduğu gibi olmaktadır. Zira O, olduğu gibi olmanın zail olmasından ve kendisindeki hallerin değişmesinden çok yüksek (müteal) tir. Nitekim Cenab-ı Allah İbrahim Peygamber kıssasında İbrahim’in ağzından: “ Ben durumu değişenleri sevmem”(En’am 76) buyurmuştur. Şeyh(İmam-ı Maturidi): âyetteki âfil (zâil), hali değişir manasınadır, bu ise Allahın devamlı olarak bulunduğu gibi durur olduğunun delilidir, diyor. Yusuf Ziya Yörükan-İmam Maturidi’nin Tevhid Kitabı) 

17-    İslam toplumunda “Şefaat” her zaman tartışılan bir kavramdır. (Bazı âyetlerde putlar “şefî‘” (çoğulu şüfeâ’) diye zikredilmiştir. Bu âyetlerde kıyamet günü Allah’tan başka hiçbir dost ve şefaatçinin bulunmayacağı belirtilmekte, o gün şefaatin ancak Allah’ın izni ve rızasıyla gerçekleşeceği beyan edilmektedir. DİA) Bizler; Peygamber Efendimizin (sav), Mü’min olduğunu, İslam dinini bizlerden daha iyi yaşadığını kabul ettiğimiz kişilerin şefaatini umarız. Bu şirk değil beklentidir.

18-     

 

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)
  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Statüko Din 2

Mustafa ESER Mustafa ESER