Statüko Tarih
STATÜKO-TARİH
Statüko: Türk Dil Kurumu sözlüğüne göre “ Süregelen düzenin
korunması durumu; sürer durum” anlamında kullanılan bir kavram. Algımdaki
anlamı ise Statü sahibi kişilerin “Bir kimsenin, bir kurum veya bir toplum
içindeki durumu.” oluşturdukları nev’i şahsına münhasır gelenek.
Statüko eskiden beri herkesin bir tür hakaret için
kullandıkları bir kelimedir.
Toplum içinde yaşayan insanlar yaptıkları iş, fikirleri,
eğitimleri ve servetleri gibi bazı ayırıcı özellikleriyle kendilerine ve ya
guruplarına özel bir gelenek oluştururlar. Mafya dilinde buna “racon” deniyor. Bu
kapsamda değerlendirmek gerekirse dünyadaki tüm toplumsal ögelerin (dini,
siyasi vb) kendi raconlarıyla oluşturdukları bir statükoları vardır.
Türk tarihinin bilhassa Müslüman Türk tarih yazımıyla uğraşan
tarihçiler kendilerine özgü bir tarih statükosu oluşturdular. Osmanlı
devletinin kuruluş dönemini anlatan-bilinen ilk yerli Osmanlı tarihi
Aşıkpaşazade’ye ait. O da Osmanlı’nın kuruluşundan yaklaşık 150 sene sonra
yayınlandı. Aşıkpaşazade tarihinde bahsedilen Yahşi Fakih’e (Osman Gazi’nin ilk
kadısı Dursun Fakih’in oğlu) ait olduğu iddia edilen tarihin orjinali kayıp.
Osmanlı devletinde tarih yazıcılığı bira geç geliştiği için o döneme ait
bilgilere çoğunlukla yabancı kaynaklardan ulaşabiliyoruz. Bunlar da ya yanlı
veya isim ve bölge isimleri farklı.
1 Osmanlı’nın menşei her zaman tartışılan bir konu olmuştur. Araştırmacı-Yazar
& Yeniçağ Tarihi Uzmanı, Hakan Yılmaz Türk
Dünyası Tarih Kültür Dergisinin Ekim 2022 tarihli 429 sayısında
Osmanlı’nın kuruluş dönemine ait orijinal bir belge yayınladı. Araştırmasına
göre Osmanlı’nın menşei ile ilgili tartışılacak bir husus kalmamış.
-Takip edenler bilir. Kuruluş dönemi sufilerinden Geyikli
Baba, her zaman Heterodoks dervişlere örnek gösterilir. Yazılan metinlerde
Geyikli Baba meyhor(alkol bağımlısı) olarak lanse edilir ve bu iddia genel
kabul görmüştür. Hakan Yılmaz yazdığı makale de Geyikli Baba’nın meyhor
olmadığını net bir biçimde açıklamış. Heterodoksi Alevilik Yazısı - Mustafa ESER - EdebiyatEvi
Osmanlı tarihi ile ilgili yazılan makaleler de Bektaşiler’e
ayrı bir önem verilir. Halbuki Yeniçeri ocağının kuruluşu 1360’lardan (Pençik
Kanunu)sonra iken Hacı Bektaş Veli’nin kabul edilen ölüm tarihi 1271 dir. Hacı
Bektaş Veli’nin Orhan Bey’le görüşmesi veya Yeniçeri ocağına dua etmesi tarihi
olarak mümkün değildir. Levent Kayapınar’ın ilk akıncı beylerinin Bektaşi
olduğunu onomastik (özel adlar bilimi, kişi, yer,
kurum ve eser adları gibi tüm özel isimlerin kökenini, anlamını, tarihsel
gelişimini ve kültürel dağılımını inceleyen dilbilim alt dalıdır.) iddia
ve ispat etmeye çalıştığı bir makalesi vardır. Ama Hacı Bektaş öldüğünde ne
akıncı ocağı ne de Orhan Bey vardır. 1500’lü yıllara kadar Bektaşilik adıyla
bir tarikat yoktur.
-Yine tarihçilerin oluşturdukları başka bir statüko unsuru da
isteklerine göre Aşıkpaşazade’yi referans kabul etmeleridir. Mikail Bayram
Aşıkpaşazade’nin Bacıyan-ı Rum ile ilgili cümlesini Bacıyanı Rum temalı
makalesine esas kabul etti. Bu makale sonrasında yazılan tüm makalelerin
referansı oldu. M. Bayram başka makalelerinde Fatma Bacı’yı Ahi Evran’ın kızı
ve Nasrettin Hoca’nın karısı, Mevlana’yı da Moğol ajanı ilan etti.
-Osmanlı’nın her hangi bir döneminde okuma-yazma oranıyla
ilgili bir istatistiki bilgi yoktur.
-Önceki Müslüman Türk devletlerinde olduğu gibi Osmanlı
devletinde de her kademe eğitim Müslüman,Türk nüfus için (Sıbyan
Mektebi-Medrese-Tıp medreseleri ve diğer medreseler) vakıflar sayesinde tamamen
ücretsizdi.
-Osmanlı döneminde sağlık hizmetleri herkes için ücretsizdi.
-Osmanlı döneminde imaret-zaviyeler de yemek ve üç günlük
konaklama herkes için ücretsizdi. Kahire’den İstanbul’a tüccarlar para
harcamadan seyahat edebilirlerdi.
-Osmanlı devletinde Bürokrat olmanın ilk şartı Türkçe
bilmekti. Osmanlı saraylarında Türkçe konuşulurdu.
-Osmanlıca konuşma dili değil yazı dilidir. Yazı dili okuma
yazmayı artırmak için değil yeni devletin yüzünü “Batı”ya döndüğünün simgesi
olarak değiştirildi.
-Dünyanın ilk kadın üniversitesi ”Harem” Osmanlı tarafından
kurulmuştur. Harem’de kadınlara pek çok konuda ders verilirdi. Haremle ilgili
yapılan resimler tamamen uydurmadır.
-Türkiye Cumhuriyetini kuran kadro Osmanlı askeri
bürokratıdır.
-İttihatçılar Abdülhamid’i tahttan indirdikleri için asla
pişman değillerdi. Doğal olarak devleti yıkıma götürdükleri içinde pişmanlık
hissetmediler. Mehmet Akif “Hızlı” bir Abdülhamid düşmanıydı.
-Jöntürklerin kendilerini İngiliz Büyükelçi’sinin atına koşmaları
Ahmet İhsan Tokgöz tarafından doğrulanmıştır.
-Kölelik 1850 yılında resmi olarak kaldırılmış, 1909 yılında
son kölenin satılmasıyla fiili olarak sona ermiştir. Osmanlı Devleti hiçbir
dönem köle ticareti yapmadı.
-İlk büyük isyanlar (celali) Kanuni zamanında oldu.
-Hacı Bayram Veli’nin Fatih Sultan Mehmet’e kundaktayken dua
etmesi tarihi olarak mümkün değildir. Hacı Bayram’ın Edirne’ye geliş tarihi
1429, Fatih’in doğum tarihi 1433 tür. Fatih 3 kere tahta çıkmıştır. İlk
ikisinde Çandarlı tarağından tahttan indirildiği için Çandarlı Halil Paşa’ya
öfkelidir. Fırsatı yakaladığında da öldürtmüştür.
-İlk devalüasyon Fatih zamanında yapılmıştır. Fatih’e kadar
30-40 akçe 1 altın iken Fatih zamanında 1 altın 50, Kanuni zamanında 60 akçeye
çıkmıştır.
-Osmanlı bürokratlarında “kıskançlık” Türk-Devşirme tüm
bürokratlar için var olan bir olguydu. 1421 yılındaki Şehzade Mustafa isyanı
(Düzmece) sırasında divandaki Türk vezirlerin-Çandarlı İbrahim, Hacı İvaz
Paşa-Oruç Paşa ve kardeşi) alınan
kararla, 70 yaşlarında bulunan Baş vezir Bayezid Paşa savaşa gönderildi.
Şehzade Mustafa tarafından öldürüldü. İlerleyen zamanda Hacı İvaz Paşa
muarızlarını şikayeti üzerine azledilip gözlerine mil çektirildi.
-Tahta geçmek için isyan eden şehzadelerin katli gelenek haline
gelmişti. I. Murad’a önce oğlu, sonra kardeşi isyan etti. Yıldırım Bayezid
divan kararıyla kardeşini boğdurttu. İsyan ve katl devam etti.
-Osmanlı da vezirlerin öldürülmesi ve mallarının müsadere
edilmesi uygulaması Türk-Devşirme tüm vezirlere uygulanmıştır.
-Devşirme sistemi sadece Osmanlı da uygulanan bir sistem
değildir. Mısır Memlük devleti bir “kul” (savaş esiri kölelerin özgürlüklerinin
verilerek bürokrasi de yükselmesi) devletidir. Osmanlı devleti bu sistemi
kurumsal olarak uygulamıştır.
-Yeniçeri ocağı sadece askeri bur kurum değildir. İçinde pek
çok askeri meslek gurubunu bulundurur. Hacı İvaz Paşa yeniçeri ocağında
yetişmiş Türk kökenli bir mimar ve vezirdir.
-Bazı tarihçiler tarafından devşirme vezirlerin mal kurtarmak
amacıyla vakıf kurdukları iddia edilir. İlk dönemlerde devşirilme yaşı buluğ
çağı öncesidir. Uzun yıllar boyunca dini bir hayat yaşayan insanların dini
hassasiyetleriyle vakıf kurmuş olmaları göz ardı edilmemelidir.
-Osmanlı tarihinde çoğunlukla Hammer tarihi referans kabul
edilir.
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.