Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler
(0 oy)

Köken Türk Dili Ve Kültürü Serisi 6 Gök Tengri Ve Kutsal Aile İlişkisi

Köken Türk Dili Ve Kültürü Serisi 6 Gök Tengri Ve Kutsal Aile İlişkisi

Gök Tengri, Gök Ata ve Toprak Ana

KÖKEN açısından bakıldığında Türklerin en eski inanç sistemlerinden biri olan Gök Tengri inancı yalnızca bir din olarak değil, aynı zamanda evreni anlama biçimi olarak da değerlendirilebilir.

Burada dikkat çekici olan ilk nokta "gök" kavramıdır.

Gök, yalnızca başımızın üzerindeki gökyüzü değildir.

Gök;

• sonsuzluğu,
• yüksekliği,
• düzeni,
• yaşamı başlatan gücü

temsil eder.

Fakat KÖKEN açısından daha ilginç olan başka bir durum vardır:

Gök ile kök kelimeleri.

Birisi en yukarıyı anlatır.

Diğeri en aşağıyı.

Birisi göğe uzanır.

Diğeri toprağın derinliklerine iner.

Fakat ikisi de başlangıcı anlatır.

Gök en yukarıyı, kök en aşağıyı temsil eder; fakat ikisi de yaşamın başladığı yeri gösterir.

Bu nedenle gök ve kök, Türk düşüncesinde birbirinden kopuk değil, birbirine dolanmış iki büyük metafor olarak görülebilir.

Bir ağacın kökü toprağın derinliklerine inerken, dalları göğe yükselir.

Hayat da aynı şekilde aşağı ile yukarının birleşmesinden doğar.

KÖKEN açısından Gök Tengri yalnızca göksel bir tanrı değil, evrenin kendisini temsil eden büyük düzen olarak da okunabilir.

Belki de bütün inançların temelinde bulunan yaratılış fikrinin Türk kültüründeki karşılığı Gök Tengri anlayışıdır.

Bu noktada karşımıza Gök Ata ve Toprak Ana çıkar.

Toprak Ana;

• taşıyan,
• besleyen,
• büyüten,
• doğuran

güçtür.

Gök Ata ise;

• çevreleyen,
• koruyan,
• can veren,
• yaşamı başlatan

güçtür.

Yağmur gökten iner.

Toprak onu kabul eder.

Tohum canlanır.

Hayat başlar.

Bu nedenle yaratılışın sırrı gökle toprağın birleşmesinde saklıdır.

Semavi dinlerde bu anlatı Adem ve Havva üzerinden aktarılır.

KÖKEN açısından ise aynı olay farklı sembollerle anlatılmış olabilir.

Toprak Ana, yaşamı rahminde taşıyan ilk kadın olarak görülebilir.

Gök Ata ise bütün dünyayı saran, çevreleyen ve hayatı başlatan ilk erkek olarak düşünülebilir.

İkisinin birleşmesinden yaşam doğar.

Toprak Ana'nın rahminden otlar, ağaçlar, hayvanlar ve insanlar çıkar.

Hayat yeryüzüne yayılır.

Bu nedenle Türk kültürünün yaratılışı doğanın diliyle anlattığı düşünülebilir.

Burada Asena figürü de yeni bir anlam kazanır.

Resmî anlatıda Asena bir dişi kurttur.

Fakat KÖKEN açısından bakıldığında önemli olan kurt olması değil, üstlendiği roldür.

Asena;

• koruyan,
• besleyen,
• büyüten,
• soyu devam ettiren

figürdür.

Bu nedenle Asena yalnızca bir kurt değil, büyük ana fikrinin mitolojik bir yansıması olarak da okunabilir.

KÖKEN açısından bakıldığında Asena adı da dikkat çekicidir.

As Ana...

Yani Asıl Ana.

Soyun başlangıcındaki ana.

Bütün bunlar bir araya getirildiğinde Türk kültüründe ana kavramının yalnızca biyolojik anne anlamına gelmediği görülür.

Ana;

• Toprak Ana'dır,
• As Ana'dır,
• yaşamın kaynağıdır.

Ata ise yalnızca baba değildir.

Ata;

• Gök Ata'dır,
• kökü başlatandır,
• yolu açandır,
• soyu geleceğe taşıyandır.

Ata kelimesiyle ilgili çocuk dili açıklamaları büyük ölçüde doğrudur. Dil bilimcilerin "ata" sözcüğünün çocuk dilindeki seslenişlerden türediği yönündeki görüşleri tamamen reddedilemez.

Ancak KÖKEN açısından bakıldığında bu açıklama doğru olsa bile eksik görünmektedir.

Çünkü eski Türk yaşamında at yalnızca bir hayvan değildir.

At;

• güçtür,
• uzak ufuklardır,
• avdır,
• savaştır,
• korumadır,
• özgürlüktür.

Çocuğun gözünde baba çoğu zaman atın üzerindeki kişidir.

Giden,

gelen,

avlanan,

savaşan,

ailesini koruyan,

geçimini sağlayan kişidir.

Bu nedenle çocuk için baba ile at neredeyse ayrılmaz bir bütündür.

KÖKEN açısından bakıldığında "ata" kelimesinin yalnızca çocuk dilindeki bir seslenişten ibaret olmadığı düşünülebilir.

Bir çocuk annesine:

"Baba nerede?" diye sorulduğunda,

"Atta gitti."

cevabını vermiş olabilir.

Buradaki "atta", atın üzerinde gitmek anlamındadır.

Nitekim bugün bile küçük çocuklara:

"Atta gideceğiz."

denilir.

Bu ifade Türkçede yaşamaya devam eden çok eski bir dil alışkanlığının izini taşıyor olabilir.

Çocuk için baba çoğu zaman atla özdeşleşmiş kişidir.

Bu nedenle ata sözcüğü yalnızca bir akrabalık adı değil; atın üzerindeki koruyucu, yol açıcı ve yön verici erkek figürüyle birlikte de okunabilir.

Ata bu anlamda yalnızca baba değil, aynı zamanda önden giden, yolu açan ve soyu geleceğe taşıyan kişidir.

Böylece Ana ve Ata yalnızca aileyi değil, Türklerin evreni, yaşamı ve yaratılışı anlama biçimini de temsil eden iki büyük sembole dönüşür.

Belki de gök ile kök, ata ile ana, yukarı ile aşağı, erkek ile kadın, tohum ile toprak arasında kurulan bu büyük ilişki, Türk kültürünün evreni anlamlandırma biçiminin temel taşlarından biridir.

KÖKEN'in aradığı şey de tam olarak budur:

Kelimelerin köklerini araştırırken, insanın ve kültürün köklerine ulaşabilmek.


YILMAZ TİZGÖL

31.05.2026

NİJNİNOVGRAD

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 2
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com
Köken Türk Dili Ve Kültürü Serisi 6 Gök Tengri Ve Kutsal Aile İlişkisi

Köken Türk Dili Ve Kültürü Serisi 6 Gök Tengri Ve Kutsal Aile İlişkisi

Yılmaz Tizgöl Yılmaz Tizgöl