Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler
(0 oy)

Bizi Biz Yapan Bizi Millet Kılanlar


Zaza Halk Derneği’nin kapısından içeriye adımımı attığımda, dilimde tek bir niyet vardı: "Zazaca öğrenmek istiyorum..." Beni büyük bir hürmet ve ilgiyle karşıladılar. Naçizane yaptıklarını, yapmayı planladıklarını karşılıklı olarak paylaştık. Emin adımlarla ilerlemek ve geleceğe kalıcı izler bırakmak için öncelikle bu güven ortamının sağlanması elzemdir. Bizler zaten birbirimizi tanıyor, sevgiyle aramızda sarsılmaz iletişim köprüleri kuruyoruz. Nitekim Halk Eğitim Merkezi’nde bir Türk, bir Kürt ve bir Zaza yan yana oturup, aynı samimiyetle hasbihal edebiliyoruz.

Bu kıymetli ziyaretimde, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü mezunu olan Hüseyin Duman Hocamızın (Zazaca adıyla Yismayil Mirza) bugüne kadar basılmış tam 22 eseri olduğunu öğrendim. Kendisi bana Zazaca takvim ve kitaplarını imzalayarak hediye etme lütfunda bulundu. İlk bakışta sadece bir takvim gibi görünebilir; ancak sayfalarını çevirip o emeği okumadan, bu çalışmanın Zaza kültürü için ne denli hayati bir önem taşıdığını anlamak mümkün değildir. Zaza aydınları, gelecek kuşaklara kendi kültürlerini yansıtan kalıcı eserler ve sanatsal etkinlikler bırakmak adına büyük bir gayret içindeler. Tabii ki görene, köre ne...

Farklı etnik kökenlerin ve dillerin bağrımızda yaşaması, medeniyetimizin en büyük servetidir. Köklerden göklere yükselen bir değeri olan Şeyh Said Efendi’yi de bu vesileyle sevgi ve saygıyla anıyorum. "Geçmişini bilmeyen, geleceğini de bilemez." UNESCO’nun da dillerin korunması hususunda bu hassasiyeti taşıması sevindiricidir. Ben bir araştırmacı, bir yazar olarak Kürtçe’nin Kurmanci lehçesini de Zazacayı da öğrenmek, anlamak istiyorum. Bizi biz yapan, bizi bir ve beraber kılan tüm değerlerle bir arada olmaktan bahtiyarlık duyuyorum.

Bu zenginliği sadece kendi içimizde değil, ülkemize sığınan mültecilerde de görüyorum. Suriyeli, Afgan, Iraklı Türkmenler ya da Ruandalılar... Neden bu renklerden rahatsız olalım ki? Onların getirdiği kültürel çeşitlilik, bizim büyük medeniyet haritamızın birer nakışıdır. Aslında hepimiz bu dünyada birer mülteciyiz ve nihayetinde hepimiz ahirete intikal edeceğiz. İnsanları ötekileştirmek yerine, farklılıkların buluştuğu bu Güzel Aşklar Diyarı’nda bir araya gelmeli, bu kültürel köprüleri turizme ve insanlığa kazandırmalıyız. Unutmayalım ki; farklı bir dil varsa, orada yaşatılan farklı bir kültür, gelenek ve görenek vardır. Farklı kültürleri anlamadan, dinlemeden geçmeyin derim; keşfedilmemiş o asil cevherler aslında bizlerin ta kendisidir.

İmkansız gibi görünen konular hayatın içinde bir bütündür; su akar ve elbet yolunu bulur. Elbistanlı kıymetli Şair ve Yazar Hanifi Kara Hocamızın dediği gibi:

Gerekirse pazarda, davan için sen satıl,

Yanlış yolda direnme, durma kervana katıl.

"Var" olana yok denir, "yok"a "yok" demek batıl.

Hak katında geçerli olan son hak din İslam’dır. Din dilimiz, mukaddes kitabımız Kur’an-ı Kerim’in dili Arapça’dır. Bununla birlikte, ana dilimiz olan, yedi ceddimizin konuştuğu Zazacaya sahip çıkarak onu koruyacak ve yaşatacak olanlar da bizleriz. Hüseyin Hocamın aktardığı tarihi verilere göre; Zazaların kökeni milattan önce 2350-2150 dönemlerinde Anadolu’ya yerleşen Kafkas halkı Hurrilere kadar dayanmaktadır. Bu tarihi derinlik, toplumun temelinin ne kadar sağlam olduğunu gösteren bilgece bir kaynaktır.

Şu zarif söz, bu kardeşliğin edebi bir özetidir adeta:

"Sen beni Kürtçe seversen, ben seni Zazaca severim."

Zaza Halk Derneği bünyesinde kurulan müzik koroları, tiyatro oyunları ve dil kursları bizleri bekliyor. Önyargılardan arınarak, Dağkapı’dan yeşerttiğimiz umutlarla küllerimizden yeniden doğacağız. Fikirlerin güzellikle söylendiği, ezberlerin bozulup kalplerin dinlendiği bu iklimde hiçbir şey için geç kalınmış değildir.

Diyarbakır, sen bakmaya, gezmeye, görmeye doyulamayan bir hat tablosu gibisin. Ömrüm bu güzellikleri anlatmaya yeter mi bilmiyorum... Kadim Diyarbakır’dan, bir diğer ilim yuvamız olan Bingöl’e kucak dolusu sevgiler ve saygılar sunuyorum.

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 1
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Bizi Biz Yapan Bizi Millet Kılanlar

Lütfiye Çanacık Lütfiye Çanacık