Masal Aslının Cevabı
Bir vardık bir yoktuk, biliyorum,
"Evvel zaman içinde" çok sevdin sen beni.
Peki, o "kalbur zaman içinde"
Ne oldu da bize, nasıl kaybettik birbirimizi, biliyor musun?
Berber pireler fısıldadı her şeyi kulağıma,
Tellal develerle haber gönderdiler hep bana.
Uzaktan izledim seni yıllardır, haberin var mı
O aklını yitirmiş Mecnun hallerinden...
İçinden sanki ben çıkacakmışım gibi,
Eski bir lambayı ovalayıp duruyormuşsun.
Ya sihirli bir halı ya da bir Zümrüdüanka;
Göklerden gelecek diye, yıllardır bekleyip duruyormuşsun...
Sana kolay geliyor değil mi Aslı olmak, Şirin olmak;
Oysa beni de düşürdü o tellal develer dillere.
Sağır sultanın bile haberi vardı bu aşktan;
Haberin yok mu, unuttun mu yoksa;
Ferhatlar dağları delerken,
Şirinler hep beklerken ölürmüş!
Sen elinde kazma, delerken dağları,
Kendi ellerinle gömdün bizi dağlara, haberin var mı?
Kaç kez söyledim sana, her şeyin bir vakti olduğunu...
Sevemedin sen beni içinden bir türlü, gizli gizli;
Haberin yok muydu be Mecnun sevdiğim,
O deldiğin dağların altında benim de kaldığımdan?
Bırak o eski feneri ovalamayı, bırak artık elinden,
Kurtul artık berber pirelerin ve tellal develerin dilinden.
Al yüreğimi ovala istediğin kadar o kandil yerine,
Otur bir köşeye, dua et gizli gizli.
Bu dünyada eremedik muradımıza,
Kalmadı vakit senin olmaya ama , sözüm olsun,
Öbür dünyada ister Şirin’in olmaya, ister Aslı’n olmaya,
Ama bil ki bu dünyada adım artık ne Şirin ne de Aslı;
İpek halı ,Zümrüdüanka da göndersen beni almaya ,
Çok yıllar geçti be sevdiğim, istesem de gelemem.
İki çocuğum var bir de yuvam ,anlayacağın;
İşte böyle bu masalın aslı...
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.