Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler
15.06.2026 · 12 · 0 · Tahmini 2 dk okuma
PDF olarak indir

“Yaşadığım Şoklar” yazısını çevrimdışı oku.

İndir
(0 oy)

Yaşadığım Şoklar

Yirmi yıldır bu sektörde çalışmaktayım. Zaman zaman pişmanlıklarımız olsa da belli bir yaştan sonra meslek değiştirmenin pek yararlı olmayacağını bildiğimden işime dört elle sarılıyorum. İtiraf ediyorum, isteyerek bu işi seçmedim fakat zamanla sevdim; şimdi de ayrılmak istemiyorum. Gençlere tavsiyemdir ki aceleci davranmasınlar. Bazen en sevmedikleriniz, en sevdiklerinizle yer değiştirebiliyor. Bu bir tuzak gibi görünse de aslında hikmettir; insanların hayata bakışı değişebilir, tutumları bazen tutarsızlık gösterebilir.


Bu alandaki ilk şokumu, henüz meslek sahibi olmadan önce kursiyer olduğum okulda yaşamıştım:

“Torpilin kim senin?”

Bu söz, okul müdürünün kursiyer arkadaşımıza karşı yüksek sesle kullandığı sözdü: iğneleyici, incitici ve soğuk bir cümle.


Yıllar sonra anladım ki bu söz bizim sektörün omurgasını oluşturuyormuş. Torpilin varsa işe alınıyorsun, torpilin varsa kadroya giriyorsun ve torpilin varsa her yıl terfi alabiliyorsun. “Bütün işletmeler böyledir.” diyerek onları töhmet altında bırakmak istemem; ben sadece yaşadıklarımdan söz ediyorum.


İkincisi, çırak olduğumda personel aşçısının geçirmiş olduğu kaza sonucu işe gelmeyip on kilo makarna haşlamanın başıma kalmış olmasıydı. Korkunun ecele faydası yoktur; iş başa düşünce insan her türlü işi başarabilir.


Üçüncüsü ise pandemi döneminde yaşadığımız sorunlardı: aşı zorunluluğu, saatlerce maske ile çalışmamız ve yemek dağıtmamız... Özellikle müşterilerin kahvaltıda tabağı elinize verip:

“İki tane siyah zeytin, üç tane yeşil zeytin, bir dilim peynir, domates kırmızı ve sulu olsun, yanında salatalık, bir dal maydanoz, bir dal roka, hafif pişmiş yumurta...”

diye köy ağaları gibi karşımıza geçip sipariş vermeleri...

Dördüncüsü ise bazen bunaltan, bazen de çıldırtan; bana ve meslektaşlarıma yöneltilen sorulardı:

Mantıyı görünce: “Kayseri mantısı mı?”

Elmayı görünce: “Amasya elması mı?”

Kayısıyı görünce: “Malatya kayısısı mı?”

Portakalı görünce: “Antalya portakalı mı?”

Üzümü görünce: “Manisa üzümü mü?”

Tavuğu görünce: “Gezen tavuk mu, çiftlik tavuğu mu?”

Balığı görünce: “Taze mi?”

Fıstığı görünce: “Antep fıstığı mı?”

Fındığı görünce: “Ordu’nun fındığı mı?”

Kaymak ve sucuğu görünce: “Afyon’dan mı geldi?”

Ve daha neler...



Bizler hangi ürünün nereden ve hangi fiyata alındığını bilmeyiz,otellerde bu konulardan sorumlu birim ise  alım-satımdır.

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Yaşadığım Şoklar

berberce berberce