Biz Seni Onların Başına Bir Bekçi Yapmadık
"Biz seni onların başına bir bekçi yapmadık. Sen onlara vekil (onlardan sorumlu) da değilsin."
Ayet üzerine yapmış olduğum tefekkür notumdur.
Rabbimiz, Peygamber Efendimize; Ayeti tefekkür etmeye başladığımda; Sen bekçi değilsin, yol gösterensin, dini tebliğ edensin; insanın iradesi vardır ve kendi iradesiyle kararını verecektir. İnsanların kalplerini denetlemek senin görevin değil diyerek uyarıda bulunuyor. İnsanların vicdanını denetleme yetkisi bile Peygamber Efendimize verilmemiş nihayetinde.
Ve günümüze, dünyevi işlere dönüyorum; Cumhurbaşkanlığı ve devlet yönetimi makamına... Halkın oyu ve iradesiyle seçilmiş, tüm sistemin; ekonominin, adaletin ve güvenliğin yürütülmesinde tek sorumlu olmak üzere o makama gelmiş kişi, dünyevi işlerin bekçisi olarak görülmektedir. Yetki kimdeyse sorumluluk da ondadır. İşler iyi gittiğinde övgüyü onun alması ne kadar doğalsa, kötü gittiğinde de yerginin tek muhatabı olması kaçınılmazdır. Toplum da haliyle "Madem her şeyi yönetme yetkisi onda, o halde her şeyin sorumlusu da odur" mantığıyla hareket ediyor.
Ancak bir kişi ticaret yaparken hile yapıyorsa, yanlış ölçüp yanlış tartıyorsa, müşteriye kazık atıyorsa, trafikte kuralları ihlal edip arkasından dine dil uzatıyorsa, kuldan saklayıp kalpleri bilen Allah’tan korkmuyorsa; tepedeki kişiye en büyük faturayı kesmek sadece kendi vicdanımızı rahatlatır. Tüm sorunu tek bir kişiye bağlamak, kul olarak sorumluluktan kaçmamıza sebep oluyor.
Bir kul olarak biz ne yapıyoruz? Benim sorumluluğum nerede bitiyor? Ben ne yaptım? Bu sorun için en azından taşın altına ne kadar elimi koydum? Ne yazdım, ne çizdim? Masada ve sahada ne yapabilirim?" sorularını sormamız gerekmez mi?
Sözlerimi o sarsıcı ayetle bitiriyorum: "Hiç düşünmez misiniz?"
Çok şükür, Elhamdülillah.
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 3
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.