Sonsuzluğun Başlangıcı
SONSUZLUĞUN BAŞLANGICI
Evlerin kızıl mor duvarları arasında peynirin, balığın, fındık yağının ve tavşanın kokusu. Baharatların kıyafetlerine, saçlarına, yüreklerine sindiği güneş tenli muhteşem kadınlar. Mutfaklarda fırfırlı etekleriyle leziz tatları oluşturmanın peşinde tencere başındalar. Mor reyhan şerbetlerinin buzdolabında bekleme süresi daha bitmeden, dalından yeni koparılmış erikler de tabaklarda sere serpe. Haziran bitiyormuş diyorlar, Temmuz valizlerini hazırlıyor gelmek için daha ne olsun..
Süt rengi her şeyin etrafa saçtığı eneri, yenilik ve tazelik her nefeste daha da belirginleşiyor bugünlerde. Denizköpüklerinin kumsalı her sardığında ve usulcacık geri çekildiğinde kaburgalarımız arasındaki salıncakta yüreğimiz en yükseğe çıkıp iniyor sanki. Bir anlığına buz gibi bir esinti doluyor içimize. Mutluluğun resmini çizmemiz an meselesi oluyor. Sıcacık bir kır manzarası akıyor avuçlarımızdan, serçe parmaklarımızdaki serçeler konmak için çınar ağaçları bakınıyor..
Bir sevda, humhânesine kavuştuğunu ne zaman anlar biliyor musunuz? Şişelere yıllar boyu saklanacak hisler doldurmayı başardığı zaman. Bir kiraz ağacının altında onu düşünürken şişelere kiraz gibi güzelliği ve yenilenmeyi doldurur. Kuşların geçtiği güzergâhlara onun adını taşıyan hanlar inşa ettiğinde bir şişe de vefayı doldurur. Karıncaların yuvalarına basılmasın diye etrafına çitler çektiğinde bereketi şişeler. Öğle sıcağında gölgesiz kalmış bir yolun kenarına bir kap su ve yemek koyduğunda köpek ve kediler için işte o zaman da merhametin şişelerini doldurur. En kıymetli şişelerin nasıl dolacağını da söylemeyi unutmayalım. Her gün gülümsemeyi bir zorunluluk değil de bir süs gibi yüzünde taşıdığında işte o zaman paha biçilemeyen bir hazinenin sahibi olur sevda..
Günler bazen hızla bazen de ayak direyerek geçiyor herkes için. Sonsuzluğun başlangıcını belirlemek başkasının değil insanın kendi iradesinin ve seçiminin bir sonucudur. Sonsuzluğun perdesini yırtmak için çok yüklü paralara ve insanüstü bir çabaya gerek olduğunu düşünmek sadece onun gelmesini biraz daha ertelemek olur. Hiçbir şeyim yok ki dediğinde bile bir insanın dünyanın gidişatını değiştirecek dokunuşlar yapmaya kudreti vardır. Heyecanla ve şevkle dokunup sonunu güzelliğe, dinginliğe ve sevdanın her rengine bezeyecek eylemler onları bulmamızı bekliyor. İpin ucunu bulup bu sonsuzluk yumağını saran her yüreğe kocaman selamlar olsun..
TülayMaviYıldırım
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 1
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.