Çatlamış Topraklarım
Dizginlerinden boşanmış bir kıyamet kopuyor damarlarımda,
İçimde binlerce atlı,
mahmuzluyor insafsızca zamanı.
Nallarında ateş,
yelelerinde rüzgârın en hırçın hali;
Her adımda biraz daha yıkılıyor
içimdeki o eski kale.
Gözlerin, unuttuğum bir lisanın en keskin,
en amansız cümlesi,
Okundukça kanatan,
sustukça infaz eden bir hüküm gibi...
Sürgün yemiş bir coğrafyayım ben,
haritası yırtılmış,
Çatlamış topraklarımda yankılanıyor dilsizliğin sancısı.
Şimdi gece, mürekkebini bir zehir gibi ruhuma döküyor,
Siyah bir kadife gibi örtülüyor
üzerimize bitmek bilmez hırsımız.
Karanlık,
artık sadece senin teninde parlayan o kör edici ışık,
Ve ben,
o ışığa çarparak küle dönmeyi dileyen bir pervane...
Dudakların, bin yıldır mühürlü
yasaklanmış bir mabedin kapısı,
Açılsa, kutsal bir günah gibi serpilecek ruhumuzun boşluğuna.
Vur mahmuzlarını kalbime,
bir an bile acıma canım;
Çünkü bu yangın, küllerimizden başka bir evren doğuracak bize.
Kendi enkazımızdan yükseleceğiz,
en büyük yıkımımız aşk olacak.
Gözlerindeki o keskin cümleyle infaz et beni,
çekme bakışını,
Öyle bir öp ki;
Zaman utansın durduğuna,
atlar yorulsun, kıyamet kopsun.
Sürgün edildiğim bu kimsesiz coğrafyanın tek sahibi sen ol,
Varsın dilsizliğim bir ömür sürsün, ne çıkar?
@@@@@@@
Bir Yılkı Atıyım Ben
Göz alabildiğine uzanan bu bozkırda,
rüzgârın kamçıladığı bir yalnızlığın adıyım ben.
Sürülmüş, terk edilmiş,
kendi kaderinin vahşi kucağına bırakılmış
Tırnaklarımda çatlayan toprak....
Bir yılkı atıyım ben;
yorgun, dilsiz ve kimsesiz.
Şimdi ise senin sınırlarında,
senin yasak mabetlerinin kapısında,
kendi küllerinden yeniden doğmayı bekleyen
o büyük yangının tam ortasındayım.
Çekme bakışlarını üzerimden.....
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.