Müslümanım Elhamdülillah
MÜSLÜMAN’IM ELHAMDÜLİLLAH
Rivayete göre Türkistan’ın atası Seyyid Ahmed Yesevi’ye Türk müsün? Müslüman mısın diye sormuşlar. O da Türküm, Müslümanım demiş. Muhatapları anlamamışlar. Ahmed Yesevi Türklük kaderim. İslam tercihim demiş. (Bu soruya ben de birkaç kere muhatap oldum.)
Amasız lakinsiz fakatsız 32/33 farza iman ettim.
Allah’ın varlığına ve birliğine iman ettim. (Allah bütün sıfatları ile başlangıcı olmayan Bir (vahid-i kadim) dir. Allah ortağı, dengi, benzeri, başlangıcı, sona ermesi, sınırı ve sonu olmayan Birdir. Allah ezeli (lem yezel=öncesiz) dir. Ezelde yalnız vardı, başka hiç bir şey, ne mekan ne zaman ne duman, ne arş ne gök ne hava yoktu. Allah taala zihinlerde tasavvur olunamaz, bilimler ve anlayışlar O’nu kavrayamaz. Allah yaratıcıdır. O’nun zatı, yaratıkların zatına asla benzemez, zira O başlangıcı olmayan bir varlıktır. Allah taala hazretleri, ilim( bilgi), kudret(güçlülük), hikmet( her şeyi yerli yerine yapmak), rahmet(yalıgamak), cûd (cömertlik), irade( isteme), meşiyet( dileme), tekvin(iş görme), azamet( büyüklük),celâl(yücelik) ve bunlar gibi bütün sıfatlariyle teşbihe ve ta’tile gitmeksizin, hakiki surette ezelde vasıflanmıştır. Allah taalâ, ancak kitap ve sünnette ve Müslümanların sözlerinde kullanılan isimleri ve sıfatları ile adlandırılır. Allah ki: rahman (her nimeti veren) rahim (rahmeti çok) âlim (bilgiç) kaadir (güçlü) mâlik (egemen) kuddûs (kutlu) selâm (güvenli) mümin (iman verici) müheymin(her şeyi gözeten) azîz (şerefli) cebbar(eksikleri tamamlayıcı) mütekebbir(büyüklük gösterici) hâlik(yaratıcı) bâr’i (yoktan var edici) musavvir(kılık verici) dir. Ebu Hanife’nin şu sözü söylediği rivayet ediliyor: Zihninde Allah diye tasarladığı hayale ibadet eden kimse zihne ve hayale sığmayan Allaha ibadet etmedikçe küfürden kurtulamaz. Allah başlangıcı ve sonu olmayan(ebedi) bir varlıktır. Allah’ın sıfatları vasıflandırılamaz. Allahın vasıflanacağı sıfatlarda dikkat edilecek kıstas, ona nispet edilecek sıfatların ilim( bilgi) kudret (güçlülük) azamet(büyüklük) celal(yücelik)gibi Allaha yaraşan şeyler olmasıdır. Ona yaraşmayan çocuklu, karılı, işkence eden, zulmedici, yaramaz gibi sıfatları ise Allaha isnat etmekten çekinmek en salim yoldur. Şeyh Ebu Mansur) ihlas kelimesi olan La ilahe İllallah” ın tefsiri hususunda diyor ki: bu kelimenin evveli, Allahtan başkasından uluhiyeti nafidir. Âhırı da uluhiyeti Allah taalâya ispattır. Şu halde ihlas kelimesi başından sonuna kadar tevhittir.
Hazreti Muhammed’in peygamberliğini tasdik, dinde inanılıp kabul edilmesi gerekli olan geçmiş kitapların ve peygamberlerin hepsinin doğruluğunu bilmektir.
Allah-ü Teala’ya inancım bu şekildedir.
Kainat ve içindekilerin sahibi olarak Allah-ü Teala (cc) tüm mahlukatı (yaratılmışlar) üzerinde tasarruf sahibidir. Kadir-i mutlaktır. Her şeye gücü yeter. (“ De ki: "Her şeyin yaratıcısı Allah'tır. O, birdir, mutlak hakimiyet sahibidir." Ra’d 16) Allah-ü Teala(cc) Kur’an’ı Kerim de kendisini nasıl vasfetmişse öyledir. Zamandan ve mekandan münezzehtir. Mahlukatın (yaratılmış olanlar)özellikleriyle vasıflandırılamaz.
Hiçbir insan aklı ve bilgisiyle Allah’ı (cc) bilemez. Ancak Kudretini müşahade edebilir.
İman kalp iledir. Hidayet Allah’tandır. İman dünyevi bilgi ile olsaydı bilim insanlarının hepsinin imanlı olması gerekirdi. Günümüzde Ateist olan yüksek ilim sahibi pek çok bilim insanı bulunmaktadır.
VESSELAM.
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 1
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.