Temmuzun Buğusunda Yalnızlık
Olanaksızlık içinde cam kenarındayım. Camdaki buğudan nefes alış verişlerimin en derin yalnızlığında olduğumu pencere bile anlıyor. Yağmurundan kaynaklanan ve kabak tadı veren ayrılıkların serzeniş prensesiyim; tacımdan önce ellerime beni terk edişlerini tutuşturdular, sahne dekoru yandı, yüreğim yandı, sağım solum yandı; umudum yandı. Farzı misal bir boşluktum, dolmak üzereyken etrafa döküldüm. Mizansen bir köşe kapmacaydım; yakalamak isterken yakalanıp kendi üstüme düştüm. Darmadumanım. Temmuzun iklim krizinde kanıksanarak güneşle yuhalanan sıcağın ve organik olsun diye bilmecelerim; gizemimde teşhirci ilan edilen bir gönül sağanağındayım. Bir yağıp bir kendime diniyorum. Bu temmuzlar hep böyle; paket servis olup teslimatı geciken mutluluğun bozuk ürünü sayılıyorum. Tamburum baştan kırık; tamturak bir şeyin içinde topyekûn yok sayılmacalardayım. TEM’de otostop çekip kimse almasın diye dua etmiş gibiyim; muz da maymundan hallice bir sevapla ağzıma konmuş ve temmuz beni çok yanlış anlamış. Temmuz beni sevmiyor. Yengecin kıskacı ile aslanın ihtişamı arasında bir notebook oldum. Tenis topuyla arsızlığıma vurup kelime kelime beni ayrılığa yazıyorlar. Sekreterin mübin ve muhip kaytarmasında yağmura adres soruyorum. Gök diyor, yürek algılıyorum. Yağıyorum da yağıyorum. Bana garezli temmuz beni bir paraşütle hayallerimden aşağı indiriyor. Yamacın merhabasına, paraşütün hoşça kalına takılıyorum. İpim güvenmez bir kopuklukta gözlerimi kırpıştıran duru görü. Görüyorum ve artık insan sevemiyorum.
Rehabilite edilen ruh hastalıkları uzmanı bir yazarın kelime kelime ivme kazanıp tek bir harften kovulduğu gibi, cümle kazasında sevilemediği defolu mallar ustasıyım. Yazar mıyım, tamirci mi, otostopçu mu bilmiyorum. Gidiyorlar. Onlar gitmeye programlı. Onlar işte. Hatır gönül bilmeyen tüketiciler, kan emiciler, sesi büzüseşiciler. Tıraş edip acılarımı, pürüpak bir gecenin dizayn edilen yeniliğinde yevmiyemi haktan gayrı bir izolasyona reva gördüler. Herkes uyudu. Ben yine benimleyim.
Yoldan çevirip kendimi, karındaş şikâyetlerim için devasa bir hizmet talep edeceğim. Nasılsa görünmüyor hiç kimse tarafından uzun uzadıya acı çekişlerim.
Fişi çektim. Yakınen bir gönül hoşluğuydunuz tarumar beyim; ben bavuluma nüktedanken, siz bir ayağınız hep dışarıda olmanın gönül hevesiydiniz. Ayağınıza taş değmesin. Arz ederim. Sinekler kovalıyor özgür mutsuzluğumu; böcekler bile bu kadar değersiz hissetmemişlerdi.
Dilara AKSOY
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.