Karanlıkta Çaresizlik Ve Direniş
Çaresizliğim büyük harflerle yazıldı bu kez. Gönlümü kime çevirdiysem duvara çarptım. Çatlak ve sızıntısı gönülde bir taşkın olan yalancı baharların sürükledikleri gelip geçici varlıklarıydım. Bir yerlerde elbette bir şeyler yanlıştı ama o yanlış ben olmamalıydım. Kırgınım. Hiçbir merhabaya tav olmuyorum, hiçbir seküler vedadan haz etmiyorum. Dermanıma birkaç yerden dikiş atıldı, halimin en mecal kısmından yoklaması alındı. Yoktu. Yürekte sızılar birikince aşınma yapıp dermanını alıyordu insanın. Umurlarında değilmişim. Paylaştığımız her anının iki muhabbet yüzeyselliğinde beni bana yüzdürmüşler. Ben derin, onlar yüzeysel kalmışlar.
Benim canım kaç köprüden atlayıp yine kendi içinde var oldu, siz bilemezsiniz. Bir şeyler söndü. Yüreğimin lambasına lambaderi rakip olarak seçip elektriksel kuvveti duygularımdan sorarak beni evlerinden attılar. Evsiz, yuvasına biçare bir gece oldum. Onlar gündüzde kaldılar. Bu karanlığı ben istemedim; şimdi kapkaranlıksa ışığını umudundan çaldığınız benden bir zahmet bağışlanma dileyiniz.
Hep iyiydim, hep seviydim, hep serimdim ve düğüme gerek olmasını istemeyendim diye beni bire verip sıfırdan daha çok tükettiniz. Yıllara meydan okuyan ve unutulup arada bir hatırlanan o çelimsiz, şikayetsiz, sessiz şarkılar gibi kalakaldım.
Aklımda gram gurur yoktuysa bununla gurur duymalıydınız: sevmek her şeyden öteydi.
Şarkı gidiyor, iki bin üç duruşuyla geçmişe gıyaben. Yıllara meydan okuyan o yalnız da ben oluyorum; hiç eksilmeyen ve eskimeyen. Tıpkı o çocuk gibi. Bir yerlerde yanlış sevmişim; doğrunun mutluluk sandaleti bir topuklu ayakkabıya kurban gitti. Ölenler öldü, kalanlara ummadığım anda bir çaresizlik seslendi.
Sizi sevmek için kendime çok zulmettim. Siz, siz… evet, evet siz…
Celladına “nasılsın” diye soran olursa o benimdir. Kalbim düşkün; her ayrılık falında bir umuttunuz ben çocukken daha. Siz, siz… evet, evet aynı anda iki cümleye bir fahişe istekler sunan siz! Hepiniz!
Gayrettim. Budala seçimlerin dedikodu masrafıydım. Bir çekirdek çitlemeye sessiz sinemaydım. Hepinizin yüzünden. Yüreğimin düşünü düşkün gecelerden renkli gündüze havale etseniz de ben beni saldığınız yerden çıkmam. Körebenin kör ebesine denk gelmişim meğer; çarçabuk doğmak için bedeller ödemem.
Gurur bir pilav; karbonhidratlarca yemek isterseniz siz bilirsiniz. Ben diyetteyim. Bundan sonra bile sevmeyi her şeyin üstünde tutacağım, kendime kalabilirsem. Tam teşekküllü nefretinizin budanma vakti gelmiş; işinizi yapabilirsiniz.
Dilara AKSOY
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.