Yaylacık'ta Kalan Ömür
Aklıma köyüm düştü bugün
öyle uzaktan değil
sanki içimde kurulu bir dünya gibi.
Yaylacık…
adı geçse bile içim titrer
çünkü orada kalan sadece anı değil
bir ömürdür yarım kalan.
Dedem Akif Ağa,..
köyün ortasında bir bakkalı vardı
kapısı hep açıktı sanki
içeri giren sadece alışveriş etmez
iki kelam alır bir hatıra bırakırdı.
Dedem Alipaşa…
oturur anlatırdı eskileri
öyle sözleri vardı ki
her biri bir ders bir ömürlük iz
biz dinlerdik saatlerce
zaman susardı.
Hele bir Almancı eniştemiz vardı
Aykul…
ne çok içerdi
içtikçe dili tutulur konuşamazdı
yinede anlatmaya çalışırdı yaşadıklarını
Hasan abi çok takılırdı ona
ama herkes yine de onu dinlerdi.
çünkü bazen susmak da bir sözdü.
Paraları köye gömen
Yusuf Lök abimiz oda çok taklit yapardı…
ne çok gülerdik
gülüşü bulaşırdı herkese
bir kişi başlar köy devam ederdi.
Hüseyin abimiz (Sıdıko)
hem saz çalar
hem türkü söylerdi yürekten
taklitleriyle köyü güldürür
dertleri unuttururdu
bide yaşlı anası vardı hep peşine dolanırdı
derdi ölmediki kurtulak o önce gitti anasında
çok üzdü bizi ani gidişi...
Yılmaz dayım...
badana boya yapardı iyi ustaydı
şişe elinde gezerdi hep
sohbeti eksik etmezdi kimseye
sohbeti kısa ama güzeldi on dakikayı geçmezdi erken biterdi
bardaklar elimizde şişeler hep boştu.
Yemekleri hep
Hasan Abi yapardı iyi bir abimizdi güzel balık tutardı dere kenarında
tor atardı suya
sabırla beklerdi hayatı…
Niyaz amcam,
iki dubleden sonra
çırtanın soğuk suyunda serinler
çimenlere uzanırdı sessizce çok severdi köyü.
Ercan Yıldız vardı bir de
herkes içerdi
ama o gülerdi
hayatın yükünü hafifletir gibi
babasının bakkalı vardı Arif amca iyi insandı.
Hayrettin vardı ya…
sabah sarhoş akşam yorgun
sanki zaman onun üzerinden geçerdi sessizce…
Unutamam
Topçu dayı…
bizim yan komşu
ceketi hep omuzlarındaydı
beni görünce yüzü gülerdi
düğünlerde çağırırdı yanına
bir duble uzatırdı
kendisi de iyi içerdi
ama sevgisi daha ağır basardı.
Ya bizim Rehem gade iki gözümü birden öperdi çok severdi beni
öküz arabası vardı çok binerdik
Çocukluğumuz üzerinde geçti.
Hele o asker abinin babası
Mehmet Duman dayı…
tüccardı hayvanları çoktu
bizim de vardı bir zamanlar
bir gün sigaram bitmişti
yandım yandım demiştim içimden
sağ olsun o vermişti sigaramı
küçük bir şeydi belki
ama koca bir iyilikti.
Hesaplar hep Alman usulüydü
ama Kamil abi eksik öderdi hep
bozuk param yok
derdi…
Sıdıko Hüseyin abi takılırdı
Paraları sen topla
bunlar hep eksik veriyor diye
gülüşürdük
şimdi o gülüşler uzaktan bir dua gibi.
Allah rahmet eylesin hepsini…
Kimler vardı kimler…
isimlerini sayamadığım abilerim dayılarım amcalarım
hepimiz bir akrabaydık aslında
bir köyün içinde tek bir aileydik.
Gurbetçiler dört gözle beklerdi yazı
takvim değil
özlem sayardı günleri
her yaz bir bayram gibi gelirdik köye.
Ama şimdi…
çoğu yok…
kimisi göçtü kimisi sessizce eksildi hayatımızdan
kalanlara sağlık
gidenlere rahmet.
Ve Yaylacık…
sen hala içimizdesin
ama artık biraz daha hüzünlü
biraz daha sessiz…
İçimde tek cümle kalıyor
Ne günlerdi o eski günler...
Hüseyin YANMAZ
14.04.2026
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 1
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.